İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İdris ŞEKERCİ

Sözcü gazetesi ya da eğriden doğruyu bulmak

2021 yılına girerken, kimin sözcüsü olduğu malum bir gazete, 2020 yılını değerlendirirken; “Umarız 2021 yılı, uğurladığımız 2020 yılı gibi uğursuz geçmez” spotunun altında, "2020 yılından felaket ve gözyaşı çıktı" başlığını koyarak, yeni yılın ilk haberini paylaştı okuyucularıyla.. Felaket ve gözyaşı olarak paylaştığı olayların arasında Ayasofya’nın ibadete açılması da bulunuyordu maalesef. Doğrusunu söylemek gerekirse hiç şaşırmadığım; Bizans artıklarıyla birlikte gözyaşı dökenler için uygun bir başlık olduğunu itiraf etmeliyim.

Sözcü gazetesinin attığı bu başlık, 31 Aralık 1961 yılında, 27 Mayıs darbesi nedeniyle hapiste iken kanserden vefat eden (Rabbim rahmetiyle muamele etsin)  dönemin Milli Eğitim Bakanı Merhum Tevfik İleri’yi hatırlattı. 27 Mayıs sabahı, Demokrat Parti'li arkadaşlarıyla götürüldüğü harbiye okulunda, namaz kılarken kendisini tekmeleyen ve  “ Ben senin belalınım, seni öldüreceğim” diyen darbecilere “Asıl bela, kendisini bela olarak gönderenin kim olduğunu bilmemektir” diyerek meydan okuyan mebus olarak tarihe geçen İleri, bakanlığı sırasında -bugün Sözcü olarak karşımıza çıkan- o günkü malum gazetelerde aleyhinde bir haber çıkmadığı vakit eşine; “Demek ki, dün milletimiz için hayırlı bir iş yapmamışız Vasfiye Hanım!” diyerek, hepimize mihenk olacak bir bakış açısını miras bırakmıştır.

Ayasofya Camii, “Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın!” sloganlarıyla bir neslin rüyası olmuş,  Fatih Sultan Mehmet’in, 1 Haziran 1453 yılında yürürlüğe koyduğu vakfiyesinde “….Bu sebeple kim bu vakfiyeyi değiştirirse, Allah’ın, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr günü yüzlerine bakılmasın..” sözleriyle hepimizi büyük bir vebalin altına soktuğu günlerin sona ererek yeniden ibadete açılması, bağımsızlığın bir başka nişanesi olan tarihi bir olaydır.

Sözcü gazetesinin “Merdi Kıpti” bağlamında değerlendirilebilecek bu haberi “eğriye bakarak doğruyu bulmanın” yöntemini tekrar hatırlatmıştır.

Devlet yönetimini millete hizmet etmenin bir vesilesi olarak gören yönetici, attığı her adımı, çıkardığı her kanunu bu eğri kılavuzlara bakarak da sağlamasını yapmalıdır. Bu, “eğriden doğruyu bulma” nın adresi bazen gazeteler olur, bazen bir Sivil(!) Toplum Kuruluşu olur, bazen ise bir siyasi parti..

Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasını sağlayarak milletini sevindiren lakin, Bizans Muhipleri Cemiyeti üyesi olabilecek kimilerini de gözyaşına gark eden, siyasi iradeye -bu vesileyle- acizane tavsiyemiz;  dünden bugüne, atılan adımların, çıkarılan yasaların, bu zaviyeden yeniden değerlendirilmesidir.

Acaba hangi adım, hangi değişiklik ya da kanun, Sözcü gazetesi ve türevlerinin hoşuna gitmiştir? Mesela, 6284 sayılı kanundan başlayarak bir muhasebeye ne dersiniz?

Diğer Makaleleri