İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İdris ŞEKERCİ

Sana da tanıdık geldi mi bu tepkiler Zekiye Hocam

Bu haftaki yazımızda, adeta tahterevallinin sağına ve soluna konumlandırılmış sözde sendikaların, Kur’an-ı Kerim, Temel Dini Bilgiler ve Peygamberimizin Hayatı derslerinin seçilmesi için; MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün ve bazı STK’ların teşviklerinden rahatsız olmalarını ve ortak paydada buluşan tepkilerinin hikmetini kaleme almak istiyordum. Lakin- bu-sağlı sollu ittifakın yakın geçmişte vesayet odaklarına desteğini unutmadığımız şer ittifakına direnen sessiz kahramanlardan birisinin aramızdan ayrılışı üzerine bu ruh ikizi kardeşliği de dikkate alacak bir muhasebe yapalım istedim.

Bazı zamanlar ve olaylar turnusol değerindedir. İnsanların da örgütlerin de gerçek yüzlerini o vakit anlarsınız. 28 Şubat günleri de böylesi kritik zamanlardan biridir.İnancı uğruna bedel ödeyenler ve onların yanında “bir binanın tuğlaları gibi” saf tutan ve “el ele yürüyüşleri” ile vesayet odaklarına meydan okuyanlarla, darbecilerin sivil ayağını oluşturan “Beşli Çete” ve onlara ev sahipliği yapan konfederasyonun ayrıştığı günlerdi o günler.

 USA’nın 12 Eylül’de “Bizim çocuklar” dediği Kenan Evren ve şürekasının postmodern darbeci murisi Çevik Bir ve avanesi;  “Bin yıl sürecek” diyerek Sincan caddelerinde tanklar yürütürken “Demokrasiye balans ayarı veriyoruz” diyordu sırıtarak. Asker kökenli vesayet odaklarının sivil işbirlikçileri ise “emrinizdeyiz!” diyerek esas duruşa geçiyordu darbeci paşaların önünde. O günlerde başörtülü kadın çalışanların ve öğrencilerin yegane sığınağı ve limanı bazı STK’lar ile Eğitim Bir Sen idi.

Son birkaç gündür sosyal medya mecralarından 28 Şubat günlerinde darbecilere alkış tutan “Beşli Çete”ye ev sahipliği yapmış bir konfederasyonun bileşeni olan TES’nin Genel Başkanı’nın tepkisi-manidardır ki-28 Şubat günlerini iliklerine kadar yaşayan ve belki de o günlerin bakiyesi travmaların sonucu yakalandığı kanser hastalığına yenik düşen bir kardeşimizin vefatına denk düştü. 

Bir avuç insanın,  “avuçta kor ateş taşımak” kadar çetin bir imtihanı göğüslediği o günlerin kahramanlarını yazmaya ne kalemimiz güç yetirebilir ne de yüreğimiz dayanır. Bugün, inancın sembolü başörtüsü,  kadın çalışanlar tarafından gururla takılabiliyorsa, İmam Hatip’lerin önündeki katsayı engeli ortadan kalkmış ise; o gün cansiperane mücadele eden isimsiz kahramanların mücadelesi ve o günlerde onlara sığınak olmuş STK’ların ve Eğitim Bir Sen’in çabalarının sonucudur.

İşte o günlerin sessiz fakat gerçek kahramanlarından -üyemiz -Zekiye Yağmurcu(Demircan)’nun -hepimizin mücadelesine şahitliği ile geçen- ömrü nihayete erdi ve Rabbinin;

 “Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan! Sen O’ndan razı, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Böylece has kullarımın arasına sen de katıl ve cennetime gir!” çağrısına uyarak Dar-ı Beka’ya irtihal etti.

Kanser hastalığına yenik düşerek aramızdan ayrılan Zekiye Hocamız, o günlere dair düşüncelerini;

“28 Şubat’ta yaşadıklarımdan sadece birkaç tanesi. Hala da tüm haklarımı alabilmiş değilim” diyerek paylaşmış en son.  Artık Zekiye Hocamız dünya imtihanını tamamladı. Belki de  “hesabı yarım kalan bu dünyadan alacaklarını öte aleme bırakarak” ayrıldı aramızdan.

Bugün 28 Şubat mağduru olarak etiketlenen kardeşlerimizden birisini uğurladık. Kim bilir daha kaçı sessizce ayrıldı aramızdan. Devleti yönetenlerin, acımıza ortak olduğunu ifade eden paylaşımları, elbette -az da olsa- hüznümüzü hafifletti. Ancak iadeyi itibar için daha fazlası yapılmalı değil miydi? Çekilen acıları ve dramları telafi edebilmek elbette mümkün değil. Peki,  kaybolan yılları telafi edecek hak kayıplarının iadesi mümkün değil mi?

Ya da muhasebeyi sözün başında gündem ettiğimiz huşuları da dikkate alarak genişletirsek;

Hadi diyelim Eğitim Sen’in cemaziyelevveli bellidir. Durduğu yer malumdur. Ya TES Başkanı Talip Geylan’a ne oluyor?

Sayın Geylan, FETÖ benzetmesi yaparak töhmet altında bıraktığı STK’ların  28 Şubat günlerinde yüzlerce Zekiye Yağmurcu’ya  kucak açan, bugün de milletin ortak değeri ve bu coğrafyanın mayası olan inancı ile barışık bir nesil yetişsin diye titizlenen -hepimizin yüz akı-kuruluşlar olduğunu bilmiyor mu?

Diğer Makaleleri