İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İdris ŞEKERCİ

Karadenizde gemilerin mi battı bay muhalefet

Sayın Cumhurbaşkanı, geçen hafta içerisinde “milletimize bir müjdemiz olacak” diyerek duyurusunu yaptığı, Türkiye'nin şu ana kadar çıkardığı doğalgazın yaklaşık kırk katı fazla rezerve sahip Karadeniz doğalgazı müjdesi üzerine, kimi muhalif siyasetçi ve yazarın sözleri bana Necip Fazıl Kısakürek'in meşhur sözünü hatırlattı. "Bugün bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır" diyordu Üstat.

Millet olabilmenin asgari şartı –kuşkusuz- sevinçte ve tasada bir olmaktır. Yapılan –haklı-eleştirinin kıymeti, doğru işler takdir edildiğinde anlam ifade eder.Her şeyi eleştirmek önce eleştirenin değerini tartışmaya açar. Milletin hayrına olan icraatlar ve ülkenin geleceği adına atılan adımlar söz konusu olduğunda muhalefet iktidarı tebrik edebiliyorsa ya da topluma yön verecek aydın ve yazarların tamamı, ideolojik angajmandan uzak değerlendirme yapabiliyorsa gelecek adına ümit var olabiliriz.

Türkiye, daha ucuza mal olduğu gerekçesiyle yerli ve milli imkanlarla üretilebilecek bir çok ürünü ithal eden bir geçmişe sahip.  Ne ufkumuz, ne de eğitim anlayışımız-fazlasına mal etsek de- ödediğimiz paranın ülkemizde kalacağını hesap edemedik ve bu yüzden “Yerli Malı Haftası” dendiğinde evden getirdiğimiz yiyecek-içecek ve meyveleri anladık yıllarca.

Ne zaman bu milletin çocukları bağımsızlığa giden yolda bir adım atsa, ya ekonomik gerekçeyle ya da başka yollarla önü kesildi.

Şakir Zümre ismini duyanınız oldu mu bilmiyorum. Türkiye’de cumhuriyet tarihinin ilk yerli silah üretimini başlatan ve Haliç’te kurduğu fabrikada ihracat yapacak düzeyde üretim yapan bir isimden bahsediyoruz.

 Peki ne mi oldu o fabrikaya?  

İkinci dünya savaşı sonrası ABD’nin silah yardımlar(!) daha ucuza geldiği için kapanmak zorunda kaldı. Şakir Zümre baskılara daha fazla dayanamayarak fabrikasını kapattı daha açık bir ifadeyle. Yıllar sonra, sıra dışı bir siyasetçi olan Merhum Erbakan, “Ağır Sanayi”  diyerek özgüven aşıladı millete.

Bu kadar detaya ne gerek var dediğinizi duyar gibiyim. Bu detayları unutmayalım ki; Her dönem milletin paçalarından çeken“İstemezük Taifesi” nin genetik kodlarını iyi tahlil edelim. Yunanistan’dan Fransa’ya bilcümle devleti tedirgin eden sondaj çalışmalarını diline dolayan, Tuna-1 sondaj kuyusundan çıkan 320 milyar metreküp doğalgazı adeta bakkal hesabı yaparak küçümseyen, “Vatandaşın cebine yansıyacak mı?” sorularıyla algı yapan, bu buluşun, iktidarın elini güçlendiren bir gelişme olduğu zehabına kapılarak,Karadeniz’de gemileri batmış gibi davranan bu zevatın kümülatif adresi, dün olduğu gibi bugün de CHP ve avanesidir.

Türkiye-Libya ekonomik münhasır alan anlaşmasının teorisinde büyük katkıları olan emekli Oramiral Cihat Yaycı, “ Bu anlaşmanın imzalanması, hayata geçirilmesi ve idamesi Sayın Cumhurbaşkanının yüksek iradesi ve dirayeti sayesindedir..” ifadeleriyle anlaşmanın perde arkasını açıkladığı TV programında bir başka hususun da altını çiziyor:

“ Bugün devletin elinde 3 adet sismik araştırma gemisi ve 3 adet sondaj gemisi var. Hiçbir ülkenin elinde bu imkanlar yok. Hepsi uluslararası şirketlere aittir. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Bunun anlamı Türkiye kendi münhasır alanı olan her yerde dilediği zaman sondaj çalışması yapabilir.”  diyerek durumu özetliyor.

O halde; sözüm ona aydın, gazeteci-yazar ve -eğer ülkenin yönetimine talip olmak gibi dertleri varsa- muhalefete düşen, küçük hesaplar uğruna Türkiye’nin büyük hesabına zarar verecek basitlikleri terk ederek, ideolojik karşıtlığa  hiç olmazsa bu hayırlı haber ve müjde üzerine kısacık bir mola verip, hakkı teslim etmektir.

Diğer Makaleleri