İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İdris ŞEKERCİ

Netflix'i aratmayan çocuk(!) kitapları

Yönetimde güven esas olmakla birlikte “Kontrolsüz güç, güç değildir” sözünü dikkate almak gerektiğini inkar edemeyiz.“Vertrauen ist gut kontrolle ist beser” Almanların kullandığı meşhur bir sözdür. “Güvenmek iyidir ama; kontrol daha iyidir” anlamına gelen bu sözün bizdeki karşılığı  “Denetim güvene mani değildir.” biçimindedir. Bürokraside de sivil toplum örgütlerinde de bu hakikati göz ardı edemeyiz.

Bugünlerde sıklıkla karşılaştığımız bir sorun üzerine bu tespitleri yaparak başlayalım istedim. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da gündemine giren ve RTÜK’e şikayet edilen, teması “dişiliğini keşfederek aile geleneklerine meydan okuyan çocuk” mottosuyla reklamı yapılan Netflix yapımı film ile ilgili kamuoyunda bir hayli tepki verildi. Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “Toplumlar parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çöker. Ahlaksızlığa, pedefoliye, çocuk istismarına asla müsaade edilmemelidir.” ifadeleriyle eleştirdiği bu filim ile ilgili tartışmaların üzerinden çok geçmeden, çocuk kitaplarında geçen ifade ve metinler gündeme oturdu.

Önce Musa Dinç isimli Çocuk Yazarı(!)’ nın “Gül ve Düşün” adlı kitap üzerine başladı tartışma. Derken; Hayalci Çocuk, Keloğlan Ak Ülke, Gece Sesleri ve en son Ferhan Şensoy’un “Elveda SSK” adlı kitabı(!) gündeme geldi. Bir dönem özel okullarımıza davet ederek öğrencilerle buluşturduğumuz yazar Ayşe Kulin’den tiyatro duayeni olarak gözümüze sokulan Ferhan Şensoy’a kadar pek çoğunda gördüğümüz ensest ilişkiden pedefoliye, hayvana tecavüzden bilmem nereye kadar türlü ahlaksızlığın normalleştirilmek istendiğini görmezden gelemeyiz.

Kitapların, üzerindeki İSBN numarası ne anlama gelmektedir sorusunu sormak bir anlam ifade eder mi bilmiyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Müdürlüğü tarafından verilen “Uluslararası Standart Kitap Numarası” adı verilen, kitaplarla sınırlı olmayan yazılı ve görsel ürünlerin tamamını kapsayan bu uygulama, muhteva denetimini de kapsar mı sormak isterim. Sözün başında ifade ettiğimiz “denetimin güvene engel olmadığı” temel ilkesi acaba “iş işten geçmeden” kitap okuyucu ile buluşmadan, film vizyona girmeden mümkün olamaz mı?

Netflix tarafından her biri tartışılan film ve diziler ortada iken, adına çocuk kitabı denerek ahlaksız ifadeler ile çocuklarımızın zihinleri iğfal edilirken hiçbir yetkili “topu taca atmak” anlamına gelecek ifadelerle sorumluluktan kaçamaz. Tıpta “Önleyici Hekimlik olarak tanımlanan yöntemin, “Onay mercii” olarak sorumluluk alan yöneticinin ihmal etmemesi gereken bir yaklaşım olmalıdır.

Ne Milli Eğitim Bakanlığı, kendilerince tavsiye edilen kitap olmadığı gerekçesiyle kendini savunmalıdır ne de Kültür Bakanlığı bir başka mazeretin arkasına sığınmalıdır.  Her kurum sorumluluk alanında toplumsal hassasiyeti dikkate almalı, kendi elimizle kendi çocuklarımızın ahlakını dejenere edecek eser(!)lere müsamaha gösterilmemelidir. 

Artık ne sınıf kütüphanelerini işgal eden meşhur(!) yazarların çocuk (!) kitaplarına tahammülümüz kaldı ne de okulları film seti gibi kullanan bu toprakların öğrencisi/öğretmeni olamayacak tiplerin meşrulaştırılmak istendiği sinema şirketlerine müsamaha ile bakacak durumdayız. “Nesilleri ifsat eden” bu sessiz tehlikeye karşı tedbir alamazsak korkarım ortada ne örf-adet, ne ahlak-edep ne de bize ait bir şey kalacak.

Diğer Makaleleri