İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Abdulkadir SEVEN

Ramazan Muhasebesi

Yazın bunaltıcı sıcaklığı, kurumuş dudakların su diye çatladığı, takatsizliğin zirve yaptığı/ Rabbe münacatta bulunarak imtihana göğüs gerildiği tatlı günler maalesef yerini zamanın prangalarına bırakıyor.

Prangalar şeytana ve şeytanın tüm çocuklarına vurulmuşken, nefsi hesaba çekmenin arzusunu taşıyıp yeniden şeytanın kulaklarımıza üfürmesine fırsat verilmemeli. Dizginleri elimizde tutarken neler yaptık, neler kazandık ve neler kaybettik bunun muhasebesini yapmak zorundayız.

Bu savm ayı bizler için çok çetin geçti. İliklerimize kadar hissettik desek yeridir belki. Düşünün bedenlerimiz yoruldu, dudaklarımız susuzluğun ateşiyle kavruldu. Çevremizde birçok canlı varlık gözümüzün önünde utanmadan- sıkılmadan fütursuzca suyunu kana kana içti ama gözlerimizi önümüze akarak sadece Rabbe iltica eyledik.

Restorantlar, cafe’ler esfele safilinle doldu ama bizler sabır çektik. Zamanın yelkovanını zikir çekerek bekledik. Açlık ve zamanın uzaması imtihanımızı daha bereketli kıldığına inanıyorum. Yılın en uzun günlerinde gelenekselde olsa oruç tutanların büyük bir kısmı oruçlarını yerken bizler koca İstanbul'da adeta nafile oruç tutar gibi şantiyelerde üç beş kişi kaldık.

Bunca sıkıntıya rağmen göreceli olarak bedensel orucu birçok Müslüman rahatça geçmiştir.

Ya zahiri görünmeyen; gizlediklerimizi açığa çıkaran ve bizi darda bırakan yönlerimize ne demeli kardeşler. Mübarek savm ayında İnce tefekkür, rikkat kesilme bazen yerini gıybete, nemmamcılığa ve gevşekliğe bırakabildi.

Yanı başımızda coğrafyamız üzerinde oynanan oyunlara karşı duyarlılığımızı bir kez daha gözden geçirme fırsatı doğurdu. Açlıktan ölen çocuklar, kirlenen onurlar ve yurtlarından edilen aile lelere cihetimizi çevirdik.


 Moral depola ayında moralimiz zincirlenen şeytanın prangalarına mı? Bırakıldı. Halis kullar müstesna Kur'an ayını okumadan devreyledik mi?

Aklıma 2004 senesindeki hac gelir her daim. Diyanetin Medine’de ki güzel oteline karşılık Mekke’de ki berbat oteli hacıların moralini bozmuş, bekâr gelen genç kardeşlerin isyanına sebep vermişti. Otelin çatısında kafile başkanına yüklenerek ‘’Odamızda yemek yapamıyoruz, çamaşırlarımızı yıkayamıyoruz. Bu nasıl otel?’’ zahiri olarak haklı serzenişleri maalesef onların otel yüzünden imza toplama, şikâyetçi olma ve tartışmalarla günlerini heba etmelerine vesile olmuştu. Çok uyarmıştık, ‘’şeytanın tuzağına düşmeyin. Genç adamsınız otelde ne işiniz var. Vurun kendinizi Kâbe’nin mermerlerine sabahlayın’’. Hac farizası bitti, otobüslere bindik. Kâbe’ye veda eylerken yanımıza sokularak’’ eyvah bizler neler yaptık. Kendimize ne kadar zulüm ettik böyle.’’ İş işten geçmiş heybesini dolduranlar kazanmış oradaki teferruata takılanlar ise maalesef gıybet ve zanlarla heybesine günahı yükleyerek memleketlerine dönmüşlerdi.

Salih ve Salihalarımızı tenzih ederek acı itiraflarımızı sesli olarak tefekkür edip diyebiliriz ki  Ramazanımızı beslemeden sonlandırmak üzereyiz. Takva libasını giyenler kazandılar. Derin düşünenler kafalarını engin tefekküre daldırarak ecirleriyle sonlandırıyorlar…

Bilmiyoruz bir dahaki savm ayına çıkarmıyız ama bu ay bizleri çok ciddi hesaba çekti. İtikâfın bereketi, gecelerin teheccüdü maalesef kayıp gitti. İşlerin hengamesinde o lezzetli ibadetler, ümmetce kılınan teravihler, ruhun gıdası olan zikirler avuçlarım/ızdan kayıp gitti.

Havf ve Rec’a arasında olmalıyız ama kendimizi de avutmamalıyız. 

Gecelerini abid, gündüzlerini zahid ve mücahid geçirenlere selam olsun. Onlar bu ümmetin erdemli ve onurlu insanlarıdır. Rabbim bizlere feraset versin. Tezden uyanık bir kalp ve boş lakırdılardan uzak eylesin.


Selam ve dua ile Abdulkadir Seven 
 

Diğer Makaleleri