İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Abdulkadir SEVEN

Kabe Yolcularının Ardından

Kutsal beldenin yolcularını her uğurladığımızda bir burukluk yaşar ve acaba bizede nasip olur mu? diye derinden bir iç çekeriz. Bu içten gelen hasret öylesine bir sevda değil taa derinlerden Hira'dan, Sevr'den, Mekke'nin tozlu yollarından ve Ravza-i Mutahhara'dan.

O güzelim yolcuların yüzlerindeki aşkı heyecan, derinden tebessüm ve ayın ondördü gibi parlayan suratlarındaki ışık; bizi gözü nemli, kalbi buruk, omuzu bedeninden düşmüş halde ''benide götürün ne olur'' dercesine aşkı hayale daldırıyor. Tel örgülü sınırlar, kota ve kur'alar, maddi zorluklar,  virane olmuş benliğimizde ''Efendim sana  bir türlü gelemedim. Hasretin ciğerimi kora döndürürken, ıssız gecelerimi senin hayalinle süslerken, bunca güzel yolcunun ardından sadece gözyaşlarımla büyüttüğüm medine gülümü gönderiyorum'' ey sevgili yar!''

Ey güzel yolcu!

Medine sokakları nasıl? Hala ensar'ın sekineti, Cennetül baki'nin güzide insanları, mescidi Nebinin azadlı bilalleri var mı? O siyah suratlarındaki kan çanağına dönmüş gözleri, ayakları nasırdan çatlamış insanları, ehli suffede yer almak için direnen ümmetin ezilmiş Afganileri duruyor mu?

Ey güzel yolcu!

İnanıyorum şimdi sen Ravza'da bir kenara sıkışmış kendi halinde efendinle halleşiyor, hıçkırıklara boğulup, elindeki mushafı nemli gözlerle ıslatıyorsundur. Yeşil halıya ay gibi parlayan alnını koyarak tevbe istiğfarda bulunuyorsun. İnan ki yolcu; sana gıbta ederek imreniyor. Orda olabilmek için malımızın hepsini vermeye hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Şunuda iyi biliyorum ki bu ne mal nede dünyevi metayla olacak bir heves değil. Bu ancak küllenen ateşin alev alması gibi yanmakla olacak işdir.

Ey güzel yolcu!

Kabe'ye yiğid erkamın kapısından mı giriyorsun? Kabe'nin ihtişamı senin gözyaşlarından belli oluyor.''ALLAHU EKBER!, ALLAHU EKBER! bu ne güzel hal Ya Rab'' yolcu ne olur bizede dua eyle. Şu günaha dalmış suratlarımız hasret kaldı nura gark olmaya. Ne olur duanın başında bizede yer ver yolcu! Kalbi gelgitlerimiz, hezeyanlarımız, pislikten kararmış suratlarımız adına dua eylermisin yolcu!

Ey güzel yolcu!

Tavafın, say-ın nasıl? Seni düşlüyorumda kuşlargibi özgürce kabe etrafında dönüyor, döndükçe günahlarının esaretinden sıyrılıyorsun. İhramın kar beyazlığı gibi ruhunda beyazlaşıyor ve mutmainolmuş bir nefisle huşuyu yakalıyorsun. İçten yakarışların, makamıibrahimden geçerken ki heyecanın, mültezemde namaza duruşun. Kabe'nin kapısına sarılıp yakarışın, ayak tabanların şişene kadar merhamet dilenişin gözlerimin önüne geliyor adeta. Herkes yorgunluktan bir tarafa çekilirken sen hala afvu mağfiret olunmadım mı? acaba endişesini taşıyarak daha çok kendini engin suya kaptırıyorsun.

İç zemzemini kana kana ey Kabe'nin pak misafiri! Arındır artık arınması gereken tüm günahlardan,şehvete dair ne varsa sende....
Arafatta vakfeye dururken beyaz kefeninle, taşladığın şeytana lanet okurken Rahmana sığınmanın endişesiyle, keserken kurbanını ibrahimce bizleri duanda unutma Kabe'nin  aziz misafiri, sadık yolcu!...

selam ve dua ile...

Diğer Makaleleri