İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Abdulkadir SEVEN

Firdevs Gözlüm

Bakarsın kandiller yanar odasında ve gönlünde... Huzura erer mutmain olan Firdevs gözlüm... Ağlamanın huzuru, var olmanın huzuru... Arınmıştır artık riyadan, marazlı kalpten. Yanan kandille birlikte varır Rabbinin huzuruna, kılar namazını usulca ve secdede tutar kendini, tutamadığı hıçkırıklarıyla... Tesbihe durur, havf ve rec'a arasında... Dert eder günahlarını çeker çeker ve çekilmeden hesabını kendi görür erkenden...
 
Firdevs gözlüm derler.
 
Sahi neden? Nedeni bilinmez ama gözleri Firdevs cennetlerine bakar ve beşeri duygulardan sıyrılmanın derdini taşır. Hidayete ermiştir yüreği, gençliğini ve ömrünün en güzel yıllarını adamıştır sevdasına.
 
İlk günün namazı, ilk günün göz yaşı ve o nuru hayatı boyunca gözetir, düşmanlarını delirtircesine inadına "Takva" zırhını kuşanır Firdevs gözlüm.
 
Ey yürekli can!
 
Boş ver sana savaş açan yol arkadaşlarına. Sevdamız büyük ve sevda ehli kendini verir bu aziz yola. Büyük olduğunu zannedenler sadece ZAN üzere kalırlar ve hayatlarını o şekilde sonlandırırlar...
 
Bu yol garip o kadar da lezzetli... Bir kere sevdalandın mı? Davana... İşte dünyanın tüm lezzetleri serilse önüne sen gene kıyam halinde elinin tersiyle itersin.... Bu yol aşktır, sevdadır (Bal)ı tadında dahi utandıracak kadar lezzetlidir... Hele ki sonu şahadetle taçlanınca işte kul "Haydi Rabbim! ne olur bir kere daha bir kere daha, bir kere daha yeryüzüne gönderde mücadele edip şahadeti tadayım... Bir daha gönder gene senin yolunda koşturup sonu şahadetle taçlandırayım"

Ah Rabbim! Ne olur sen bizlere bu güzel ikramı sun, ne olur.
 
Sırtını rüzgara verirsin sadece ALLAH'dır derdin... Rüzgar ardından gelir. Sen sadece ve sadece koşarsın... Yorulduğunda ayaklarını zorla bu yola sürer gene koşmanın eylemini yaşarsın. Onca acıyan yanlarına melhem olsun diye bir tutam ihlas basarsın ama sen hep dimdik ayakta ölmenın derdini taşırsın...
 
Ey bağrında dert taşıyan Firdevs Gözlüm!
 
Durma! İşimiz çok. Çok insan kazanmalıyız. Sarp geçitlere selam ver ve yolunda asla engel tanıma.
 
Kim bilir bugün kaç kapıya gideceğiz. Kimlerin katılaşmış kalbinin atar damarlarına kan pompalayacağız... Kimlerin derdine, sofrasına, sıcak çayına ortak olacağız. Hangi sobanın başında elbiselerimizi kurutacağız. Yeter ki kalplerimiz kurumasın, enerjilerimiz dağılmasın diye.
 
Âl-i İmran Suresi: 102. Mealen: "Ey iman edenler! ALLAH'tan gerektiği gibi korkup (fenalıklardan) sakının. Ancak Müslüman olarak can verin. (Kökü ALLAH sevgisine dayanan bir iman ile birleşen, üstün saygı ile bütünleşen, bir korku içinde bulununuz.)
 
 
ALLAH’ın dinini koru ki ALLAH seni korusun. Bollukta ALLAH’ın dinine yardım et ki sıkıntıda sana yardım etsin.

Başına musibet geldiğinde, daha büyüğünü düşünki üzüntün hafiflesin

Gece şafağa çalarken, dağıtmalısın zifiri karanlıkları, hezeyanlarını. Gün bugündür. Gün yeniden dirilme günüdür. Gün gevşemiş ve bulanmış sözlerden sıyrılıp "Benim Sevdam" demenin günüdür.
 
Okul bahçeleri, sokak köşeleri, makine başları, oturan ve kalkanların yürekleri senin sevdanın iziyle ışık bulmalı, meşale yakmalı ve sen yeryüzüne haykırarak en gür sedayla…
 
Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız.» (ÂLİ İMRÂN Suresi 64. Ayet Meali)

Abdulkadir SEVEN
 

Diğer Makaleleri