İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Cemal BALIBEY

Karga yüreği

Bir süre yaşadığımız yerler, ancak orayla vedalaştıktan epey sonra muhayyilemizde biçimlenir ve hafızamızda hiç silinmeyen izler bırakır. Ayrıntılar sonraları zihnimizden silinip gitse de, bizim için önem arz eden, sadece hatırlanmaya değer olanlar aklımızda kalır.
 
Ağaçların hayatımda hep ayrı bir yeri olmuştur. Onlara hayranlığım daha küçük yaşlarda başladı. Derebağ'da çocukluğumun geçtiği evin bahçesinde ceviz, erik, ayva, elma, dut, mahlep gibi birçok ağaç vardı. Ama içlerinden ikisini unutmam mümkün değil. Evimizin penceresinden baktığımızda hemen gözümüze çarpan ulu ceviz ağacını ve tam karşımızda, bahçenin ortasındaki kiraz ağacını daha dün gibi hatırlarım.

O heybetli ceviz ağacı sonbaharın uğuldayan rüzgârında bir sağa bir sola savrulurken ben secdeye ha kapandı ha kapanacak diye için için ürperirdim. Öyle olurdu ki dalları evin kireç badanalı duvarlarına dokunup dokunup uzaklaşırdı. Kim bilir tepesinde ne rüzgârlar esmiş, kaç fırtına atlatmıştı bu yaşına kadar! O ise her şeye rağmen ne çok çaba sarfetmiş; büyüyüp serpilmiş, sonunda ulu bir ceviz ağacı olmuştu. Bütün kuşlar dallarında misafir olur, en çok da üzerine tüneyen kargalara ev sahipliği yapardı. Ne zaman rüzgârın uğuldayan sesini duysam o devasa ceviz ağacı gözümün önüne gelir.


 
Kiraz ağacı ise baharla birlikte çiçeğe durduğunda adeta bize gülümserdi. Açan çiçekleriyle beyaz bir duvağa bürünürdü. Sevimli kiraz ağacının gelin gibi süzüldüğü bu bahçede, salatalıktan fasulyeye kadar çeşit çeşit sebze yetiştirilirdi. Bahçede karıkların açılması, sebzelerin ekimi ve sulanmasıyla genelde dedem ilgilenirdi. Yaz başlangıcında kiraz ağacımızdaki meyveler yeşilden kırmızıya evrilirdi. Mahallenin çocuklarından kurtulmayı başaranlar ise koyu kırmızı olur, dallarında alımlı alımlı sallanırlardı. Tam olgunlaştığı zaman siyaha çalan parlak kırmızı rengi ve iriliğiyle herkesi cezbederdi. Evvelbaharda açan beyaz çiçekleri ve yaz başında yeşil yaprakları arasında saklanan kırmızı meyveleriyle bu ağacın yeri bende bambaşkaydı. Çok sonraları öğrendiğime göre mevsimin ilk hasat edilen kirazıymış "Karga Yüreği..."

Çevremizde bu güzellikte kiraz ağacına rastlanmadığı için yoldan geçen afacan çocuklar onların albenisine dayanamaz ve ağaca dadanıverirlerdi. Bir gün rahmetli dedem evimizin önündeki "Karga Yüreği" tabirini verdiğimiz bu ağacı kesti. Yerinde kocaman bir boşluk oluşmuştu. Ağacın durduk yere kesilmesine çok üzülmüş ve buna bir anlam verememiştim.
 
Daha sonra rahmetli annem ağacın kesilme nedenini şöyle açıklamıştı: "Oğlum kiraz yemek için ağaca tırmanan mahallenin çocukları haliyle bahçedeki ekili sebzelere zarar veriyorlar. Onları ağaçta gören deden belki onlara bağırıp çağıracak, çocuklar kaçmak isterlerken ağaçtan düşüp bir yerleri kırılacak. Dolayısıyla komşularla aramız açılacak. Şunu bil ki, öfke bir rüzgâr gibidir, bir müddet sonra diner; ama bir çok dal kırılmış olur. Deden bir an öfkesine hakim olamayacağını düşünmüş ve ağacı bunun için kesmiştir. Çünkü öfke gelince göz kararır, gidince yüz kızarır." dedi. Sonra da: "Varsın Karga Yüreği kiraz değil de çarşıdan, pazardan alınan kirazı yiyelim; ama yüzümüz hiç kızarmasın!" diyerek beni teselli eden nasihatini hiç unutamam.

Diğer Makaleleri