Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

3. İntifada Mübarek Olsun!

Abdulvahap KÖSESOY

11-10-2015

3. İntifada Mübarek Olsun!
Ümmet coğrafyasında yıllardır süregelen sömürü(i), zulüm ve despot uygulamalar(ii); milyonlarca sivil insanın yaşamını yitirmesine sebep vermiş, toprakların işgal edilmesine ve halkının mülteci(iii) olarak başka ülkelere sığınmasına zemin hazırlamıştır. Fakat bununla beraber direnen, mücadele eden, yılmayan, pes etmeyen ve zulme sessiz kalmayan bir taraf da sürekli var olmuştur. İmkânlar sınırlı olsa da bu grup, mukavemet etmekten, direniş göstermekten asla vazgeçmemiştir. Asıl itibariyle bu gruplar direniş ilkeleri üzerine oluşturulmuştur. Özgürlük, sosyal adalet ve güzel bir yaşamın düşmana karşı direnmeyle olabileceğine inanmıştır. Bu grupların ortaya çıkışı asla sebepsiz değildir. Ülkelerinin sömürülmesine ve işgal edilmesine, halkının öldürülmesi ve hicret edilmesine sessiz kalmak istemeyen; silaha karşı silahla cevap verilmesi gerektiğine inanan gruplardır.(iv) 
 
Zulümden, işgalden, sömürüden ve şiddetten yakınan İslam coğrafyasından birisi de Filistin’dir.(v) 1918 yılında İngiliz sömürüsüyle başlayan ve 1948 yılında Siyonizm’in devlet kurmasıyla ivme kazanan Filistin sorunu/davası günümüze dek devam etmiştir. Filistin halkı ile Siyonist-Batı ittifakı arasında sürekli çatışmalar sürmüş; bunların neticesinde binlerce insan ölmüş/öldürülmüştür.(vi)
 
Direnen grupla ve Siyonistler arasındaki en şiddetli çatışmalar 1. Ve 2. İntifada dönemlerinde yaşanmıştır. İntifada Arapça bir kelime olup hareketlenme, silkinme, harekete geçme, başkaldırma gibi anlamlara gelir. Filistinlilerin 1987'de işgalci Siyonistlere karşı başlattıkları toplu kıyam bu adla adlandırılmıştır ki tarihe 1. İntifada olarak geçmiştir. İnsan kasabı Şaron'un Mescidi Aksa'yı kirletme teşebbüsünde bulunması üzerine 29 Eylül 2000 tarihinde yeniden patlak veren halk hareketi de Aksa İntifadası olarak adlandırıldı. Bu da 2. İntifada olarak tarihe geçmiştir. 
 
2. intifadadan sonra da Siyonist Yahudiler saldırılarına ve barbarca faaliyetlerine devam etmişlerdir. Gazze’de uyguladıkları savaşlarda binlerce Müslüman şehit düşmüştür. Bu yüzden Filistinliler bu zulmün son bulması için bir üçüncü intifadayı istemişlerdir. Gerek Batı Şeri’da gerekse diğer bölgelerde bazı ufak olaylar olmuşsa da intifada denecek kadar kapsamlı olmamıştır. Fakat İsrail'in, Filistinlilere yönelik gittikçe artan baskısı, özellikle genç kuşakları patlama noktasına getirdi. Son ayda çıkan olaylarda 20’ye yakın Filistinli şehit edilmiştir. Bunların içerisinde okula gitmek için evden çıkan fakat kontrol noktasında vurulan Filistinli genç kız da vardır. 3 Ekim’den bu yana Mescid-i Aksa ve Kudüs’te meydana gelen olaylarda bazı şehitlerin listesi:
 
1. Muhanned Halebî (19)
2. Fâdî Alûn (19)
3. Emced El-Cundî (17)
4. Sâir Ebu Ğazâle (19)
5. Abdurrahman Abdullah (11)
6. Huzeyfe Süleyman (18)
7. Visam Cemal (20)
8. Muhammed Câberî(19)
9. Şâdî Devle (19)
10. Ahmet El-Herbavî (20)
11. Abdülvahîd (19)
12. Muhammed El-Rakab (15)
13. Adnan Ulyân (22)
14. Ziyad Şeref
 
Hamas Siyasi Birim Başkan Yardımcısı İsmail Heniye , Batı Şeria ve Kudüs'te yaşanan son gelişmeleri, "gerçek bir İntifada" (Başkaldırı) olarak nitelendirdi. Heniye, Filistin yönetiminden de İsrail ile güvenlik işbirliğini durdurması çağrısında bulunarak, "Ortak bir Filistin tavrı olmalı" dedi.(vii)  
 
Siyasilere ve analistlere göre yıllardır beklenen 3. İntifada bu olaylarla beraber başladı. Devam etmesi durumunda İsrail ciddi güvenlik sorunlarıyla karşılaşabilir. Nitekim bazı üst düzey yöneticilere göre bu intifada iyi organize edilir ve doğru hareket edilirse bu Siyonizm’in Ortadoğu’da sonu olabilir. 

Abdulvahap KÖSESOY

[i]  Sömürgecilik, müstemlekecilik veya kolonyalizm genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılma istemidir. Fransa’nın hem siyasal hem de kültürel olarak Cezayir’i ve Suriye’yi sömürmesi; İtalya’nın Libya’yı; İngiltere’nin Afrika’yı sömürmesi örnek olarak verilebilir.
[ii] Despotizm, ister bireysel, ister sıkıca birbirine bağlı bir grup tarafından olsun mutlak siyasi bir güç ile hükmeden tek bir idari otoriteye sahip hükümet biçimidir. Suriye’de yıllardır devam eden Esed yönetimi gibi.
[iii] Beşar Esed zulmünden kaçan Suriyelilerin komşu ülkelere ve Batı’ya sığınması; Filistinli halkın Ürdün, Lübnan ve Irak gibi yakın ülkelerde kamplar kurması gibi.
[iv] Kur’ân’ı Kerim’de bunun çokça örneğini görebiliriz. Hz. Peygamber’in savaşları da asla sebepsiz ve saldırı amaçlı olmamıştır. Bilakis zulmü bertaraf etmek gayesiyle yapılmıştır. Nitekim Kur’ân ilk inen kital emri şöyledir: “Kendilerine savaş (kitâl) açılan kimselere savaş izni verildi; zira onlar zulme uğramış kimselerdi: Ve elbette Allah, onlara yardım etme gücüne sahiptir. Onlar ki, yalnızca “Bizim Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Zira eğer Allah insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla savunmamış olsaydı, o zaman içerisinde Allah’ın adının çokça anıldığı nice manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılıp giderdi. Ama Allah kendi dâvasına destek verenlere elbette yardım edecektir: çünkü Allah aklın almayacağı kadar güçlü ve yücedir.” (Hacc 39, 40).
[v] Kısa Filistin tarihi için bkz: http://www.enfal.de/yak14.htm; Ayırca Ahmet Varol, Filistin Hakkında Yanılgılar, Nida Yayıncılık.
[vi] 1948 Nakba ve 1967 Nakse olaylarını inceleyiniz.
[vii] http://www.yenisafak.com/dunya/bu-gercek-bir-intifada-2320254
 


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!