Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

ADANMIŞ ADAMLARA...

Sezgin KIZILKOCA

15-03-2013

ADANMIŞ ADAMLARA..
Bu, Adanmış Adamların hikayesi..
Her biri hakikat ufkunun özge nağmesi
İyi dinle! Bak nasihattir ötelerden,
Bu, Adanmış Adamların hikayesi..
 
Adanmak ama neye? Bir yüce maksûd olmalı
Yârdan geçti mi bir kez, gayri dönüp bakmamalı
Menzile hasret, dava yolunu mesken tutmalı
Mecnunluğa taliplik de ne? Yolumuz Leyla bizim 
Çöl de bizim, güneş de, kavrulan beden bizim
 
Su değil, susuzluk hasretidir bizi düşüren yollara,
Yusuf’u kaybettiğimizden beri küskünüz kuyulara
Züleyhaları çağırır leyl-i matemler karşılıksız aşklara
Mısır’a sultanlık da ne? Sultalar yıkan zindanlar bizim
Elde kelepçe, kör pencere, üç-beş adımlık yol bizim
 
“Davamız” diyorduk ya hep.. Hadi, görülsün hesabımız
Korkmasınlar. Çıkmaz sesimiz. Sükût eder dilimiz, dudağımız
Tek celsede çıksın “karar”. Zaten boynumuzda sevdamız
Hüküm giymek de ne? Ölümü özleten muştular bizim
Yağlı urgan, tahta sehpa, beyaz yakasız ferman bizim.
 
Adanmış adam. Ölümsüzlüğe talip, ölümlüler diyarında
Davanın delisi olmuş. Özlemi yankılanır dört bir yanında
Bir güzel kabul bekler, kâh dağda, bayırda; kâh bir niyaz anında
Cesedimi bekleyen mezar da ne? Vefaya ehil gönüller bizim.
Bir güzel hatıra, bir yâd-ı cemil, birkaç damla yaş bizim.
 
Adanmış adam. Vazife adamı. Gözü görmüyor yârı, ağyârı
Yük ağır. Mesuliyet ağır. Titriyor dizleri, çökmüş omuzları
Bakmaz var mı biri diye. “Yok mu daha” diyesi sessiz haykırışları
Dostlara sitem de ne? Sitemi bile unutturan elemler bizim.
Kederi kader kılan yazgı bizim, hokkaya mürekkep kan bizim, can bizim
 
Adanmış adam. Yola çıktın mı bir kez, durmak yok bileceksin.
Yolcudan önce yolun kendisini kendine yoldaş edeceksin.
Yolun hakkı ayakta ödenir. Bilmiyorsan da öğreneceksin.
Dinlenmek de ne? Ayak tabanından süzülen ter bizim.
Yolda tümsekler, çukurlar, ayağa batan dikenler bizim 
 
Adanmış adam. Bakmaz kendine. Taliptir yükünü çekmeye cihanın,
Gönüllüler ordusunun en önde neferi, yalın kılıç yiğidi meydanın
Kanı düştü mü yere. Çatlatır arzı, uzanır laleler, davetlisi semanın 
Sıcak yatakta ölmek de ne? Mevzilerde üşüyen eller bizim,
Çatlamış dudaklar, uykuya hasret kirpikler, daralan göğüsler bizim
 
Adanmış adam. Sanma yorgunluk hep uzaktan gelecek.
Şunu bil ki, en çok da seni, en yakınların üzecek
Bu hep böyledir, senle gelmedi ki, senle gitmeyecek
Üzülüp vazgeçmek de ne? Ağlarken gülümseten ümitler bizim.
Rıza göstermek bizim. Dosta rağmen En Yüce Dost’a özlemler bizim
 
Adanmış adam. Yolun sonu karanlık mı geldi gözüne.
Söyle neresi aydınlık, anlam var mı hiç sözüne
Durma sen. Yürümene bak. Güneş yetişemez hızına
Titrek kandillerde meltem de ne? Ateş tutmayan boranlar bizim
Güneşleri kıskandıran gölgeler, katran karası geceler bizim
 
Adanmış adam. Aldırma geç işte. Yeryüzünde hakikat buymuş demek.
Adanmak demek, aslında yalnızlık demek. Yalnız bırakılmak demek.
Ebuzer misal sürgün Rebeze’de. Tek başına ölmek demek.
“Bekleyenim yok mu” demek de ne? Saf saf meleklerle gökkubbe bizim
Yerküre bizim. Hiç olmadı Fatih Cami, Edirnekapı, Karacaahmet bizim. 
 
S.Sezgin


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Cansel
    03-05-2015

    HER OKUYUŞUMDA KENDİME GETİRİYOR BENİ. KALEMİNİZE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN.

  • Sureyya
    12-01-2014

    Adanmışlık ancak bu kadar güzel anlatılır Teşekkürler