Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Bahattin YILDIZ, Düzenlenen Bir Dizi Etkinlikle İzmir'de Yad Edildi.

17-05-2015

Ümmetin YÜREĞİ Bahattin YILDIZ, bu yıl “Gençlik Buluşması” ile yâd edildi.
17-05-2015
Haber: Ahmet GÜLC4N
Genç Hareket ve İMH İzmir ile Bizim Çocuklar, bu yıl Şehid Bahattin YILDIZ’ı  anma etkinliğini Genç Hareketin öncülüğünde “Gençlik Buluşması” şeklinde gerçekleştirdi.
   
Genç Hareket ile İnsan ve Medeniyet Hareketi İzmir; 2010 Yılı Mayıs ayında, Afganistan’da Yetimhane açmak üzere yola çıkan ve elim bir kaza ile hayatını kaybeden Şehid Bahattin YILDIZ ve Faruk AKTAŞ’ı rahmetle andı. İzmir Karabağlar Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen programa İzmir’den Muğla, Manisa ve çevre ilçelerden çok sayıda Sivil Toplum Örgütü, Sendika ve Yerel Basın Mensuplarının da yer aldığı kalabalık bir misafir grubu katıldı. 

 
İzmir resmen Tüm Türkiye’ye Abisinin diliyle seslendi. “BİR DAKİKA ARKADAŞLAR…”
Sunuculuğunu Ahmet ve Bilal Kardeşlerimizin yaptığı programda Kur-an’ı Kerim Tilavetini Osman KERVANCI hocamız okudu. İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Osman Yağmur’un Hoş geldiniz; İzmir Genç Hareket adına Sefa AKDEMİR kardeşimizin Selamlama konuşmalarından sonra, Genç Hareket Başkanı Faruk Eşlik abimizin “ah be aga” diye biten, yüreğimizdeki koru alevlendiren şiiri ile keyifli bir programa başlamış oldu. 

      
 
Programın geçiş bölümlerinde sık sık dünya Müslümanlarına ve çekilen acılara dikkat çekildi. Mısır, Filistin, Arakan, Afrika, Afganistan ve Bosna dualar ve hayırla yâd edildi. Kadın-erkek genç-yaşlı çok sayıda konuğun katıldığı programda duygu yüklü gözler heyecan dolu yürekler İnsan ve Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet GÜNEY abimizi bekliyor, O’nu arıyordu. Belki en çok O’nun duruşunda, sesinde tavrında Bahattin Abimizi buluyorduk. “Bir dakika Arkadaşlar” sözleri kulaklarımızda çınlıyordu… 

  
 
Mehmet GÜNEY, konuşmasına; “Amacımız kabuk bağlayan yaraları kanatmak değildir. Ortada bir örneklik varsa bunu güncelleyerek gençliğe aktarmak gerekir” diye başladı. Miraç Kandili münasebeti ile Namaz ve Kudüs vurgusu üzerinde durdu. Özgür Filistin için sadece Oradaki Müslümanların değil, bizlerinde samimiyetle davamızın bayraktarlığını yapmamız gerektiğini, yaptığımız çalışmaları küçümsemediğimiz takdirde, esfele safilin ve eşrefi mahlûk olma noktasında yaşanacak kırılma noktasını hasar almadan atlatacağımızı hatırlattı. 

 
Mehmet GÜNEY Abimiz konuşmasına şu şekilde devam etti: “Namazı müminin miracı, dinin direği gözümüzün nuru, Müslümanlığın görünür nişanesi olarak aldık, kabul ettik. İbadi dirilik vazgeçemeyeceğimiz bir değerimizse, namazda bunun en güzel nişanesiyse, Gençler ne olursunuz! Gönül ocaklarımızı diri tutmak için namazsız bir din, namazsız bir mücahitlik, namazsız bir dava adamlığı asla mümkün değildir. İnsanız bazen pörsüdüğümüz bazen ayak sürçtüğümüz dönemler olacak. İşte o zaman aldığımız terbiye, yanımızdaki arkadaşlar ve bu kaygıya sahiplik yapan Sendikamız, İlim Yaymamız, Genç Hareketimiz, İnsan ve Medeniyet Hareketimiz ve İHH’mızla birlikte, kaygısı olanlarla birlikte birbirimizin elinden ve gözünden tutarak bu sıkıntılı dönemlerde de fireyi hep beraber ortadan kaldıracağız ki! Namazsız bir kimlik ve kişilik olmayacaksa biz namazla itibar bulacağız, namazla dirileceğiz, namazla gönül ocaklarına gireceğiz.


 
Darbelerle yaşadığımız sıkıntıları bir kez daha yaşamamak için dikkatli olmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun darbe olan yerde hep hüsran olmuştur. Malcomx’in dediği gibi kuklayı değil kuklacıyı vurmalıyız. Bunun için ister silah, ister kalem, ister oy kullanın. Ama darbecilere fırsat vermeyin. Herkes kendi işini yaptığında bir denge yakalanır. Medya kendi zemininde, siyaset kendi zemininde, kışla kendi zemininde işini yaptığı zaman birleşik kaplar gibi  hep beraber büyüyeceğiz. Bir davamız olsun, bizi Keşmir’e, Afganistan’a götürsün. Bir davamız olsun, davasızlık hedefsizliktir. Bir davamız olsun ve bu dava bize itibar kazandırsın. Dünyada ve ahirette kurtuluşumuza vesile olsun. Davamız İslam, adımız Müslüman Genç olsun. Davamız İslam, adımız Genç Hareket olsun. İnancı kaale alıp işin merkezine koyduğumuz zaman davamız İslam olacak. O zaman sıradanlık değil daha nitelikli olacağız, tembellik değil daha gayretli olacağız, donukluk değil daha heyecanlı olacağız ki davamıza hizmet edebilelim inşallah.


 
Gökteki yıldızlara eş yeryüzündeki YILDIZ, Bahattin YILDIZ gibi olalım. Dua alacak işler yapalım. Doğru işler yapalım istiyoruz. Yüz ağartan işler yapalım istiyoruz. Sadece Allah rızası için çalışıp, seneler sonra bile unutulmamanın hangi yoldan hangi koordinatlardan geçtiğini bir kere daha hatırlayalım istiyoruz. Miraç dedik, Mescidi Aksa dedik, Filistin ve Kıblemizin işgal altında olması dedik, arkasındaki direnişin sembolü anahtar dedik, miracın armağanı dinin direği namazdan vazgeçmemeyi söyledik. Müslüman gençlikte ve insanlıkta ahlakın örnekliğini hatırlattık, beslenme kaynaklarımızdaki ifrat ve tefritten dem vurduk ve marjinalliğe asla düşmeyeceğimizi söyledik. Mehmet Zahid Kotku Hocamızın isteği üzerine: “Cahil sofu ve Mutasavvuftan aslandan kaçar gibi kaçın, çünkü onlar din yolunun hırsızları ve ahiret yolunun haramileridir” dediğini hatırlattık. Değerlerimizle barışık bir kimliğin, inancımız, tarihimiz, kültürümüzle birlikte, tarihimizdeki M. Akif gibi Mustafa Sabri Efendi gibi bedel ödeyenlerin unutulmaması gerektiğini söyledik. Genç adam ve dava dedik ve bunun yolunun da nitelikle gayretten geçtiğini İslamcı üst kimliğimizle birlikte Şamilleri, Selahaddin Eyyubileri ve Bahattin YILDIZ’ları andığımız da Allah için istemeli, Allahtan istemeliyiz.”

 
Programda Yasir SAĞIROĞLU kardeşimiz dilimizden düşmeyen marşlar seslendirdi. Arkasından Hatice YILDIR kardeşimizin duygu yüklü şiirini dinledik. Salondaki gençleri coşturan GRUP YÜRÜYÜŞ birbirinden güzel eserleri ile salondaki gençleri coşturdu.


 
Hani Fikri CUMHUR, Bahattin Abi için ne güzel söylemiş;
Şimdi sen yoksun ya,
türküler marşlar geldi dilime
onsekiz yaşım geri geldi.
Naralar geldi, çıldırmışlardı
rengarenk saçıldılar Izmir in kıyılarına
her bişey geldi aklıma
sen de gelseydin ya.
 
şimdi sen yoksun ya,
izmir’e yaz gelmez sandım
şimdi sen yoksun ya
izmir’e kar yağacak sandım
bütün dağlara kan yağacak sandım
ağlamadım kanadım
paramparça kanadım
ya onsekizimde olsaydım
ya marşlara kansaydım
ya ömer olsaydım: Allah’ım
 
şimdi sen yoksun ya,
kaç gündür susuyorum
söylenmeden, sövmeden: susuyorum
karlar erisin yaz gelsin... gelmiyor,
gelmedin.. sahi cennete mi gittin.
aga gitsen iyi edersin.
Allahım. Allahım. ALLAHIM.
aga! ya cennete git ya bize geri.
ömer’e çevirme adamı aga!
ya cennete git ya bize geri...
 
Sen de gelseydin ya,
bizim çocuklar gelirdi, Selçuk da gelirdi
Buca’dan İbo, babasının evinden Serdar gelirdi
hepimiz gelirdik…
memleketi cennete çevirecektik hani
bidakka arkadaşlar diyecektin hani
 
Sen de gelseydin ya,
İki yumurta kırıvereydik.
Una bulayıp onikiye sayıvereydik.
Ondokuzundan gün alıp
Yanında bi cigara yakıvereydik.
Adam olduk sanıverydik.
Yüzüne “aga” diyebileydik.
“Baho” diyebileydik
Sen “efe” biz sana kızan oluvereydik.
İzmir’i kökünden yakıvereydik
 
Şimdi sen yoksun ya,
İzmir abad olsa neye yarar “aga”
 
Şimdi sen gelmedin ya 
Haberler gelir yerine
Haberler gelir tafsilatlar:
Bir yelek sağlam
Parçalanmış haberler gelir
Şimdi sen yoksun ya
Parça parça haberler gelir.
Şehitler kanatlanır.
Şehitler pupa yelken
Dağlardan, kayalardan, karlardan.

 
Programımız bir Gençlik Buluşmasıydı. Bu anlamda düzenlenen İzmir İmam Hatip Okulları arasındaki Şiir ve Öykü yarışmalarında 120 eser boy gösterdi. Lise ve Orta Okul düzeyinde ayrı ayrı dereceler belirlendi. İzmir Milli Eğitim Müdürü Sayın Vefa BARDAKÇI, İMH Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet GÜNEY, İzmir İMH, Genç Hareket ve İlim Yayma Cemiyeti Başkanları ile Yönetim kurulundan birçok değerli isim, dereceye girenlere ödüllerini takdim etti.

 
 
Programa çok sayıda Müdürler, Öğretmenler Öğrenciler ve aileleri katıldı. Yarışmalara katılan tüm öğrencilere hediye çantaları takdim edildi. Geceye katılamayan tüm eser sahiplerine ödülleri takdim edilmek üzere Okullarına ve evlerine ziyaretler düzenlendi.
Program kapsamında bir gün sonra 40 kişinin katıldığı ve 5 km mesafeli küçük bir bisiklet yarışı düzenlendi. Sonunda pikniklerle Ruhunda Gençlik taşıyanların keyifli sohbeti gerçekleşti.

 
Bizim memlekette Mayıs’ta Sonbahar olur. Hüzün kokan dağlardan özlemlerimizi alevlendiren, genzimizin vicdan telini sızlatan hislerle. Her Mayıs bir YILDIZ’ımız daha kayar. Her Mayıs Ümmet Coğrafyasının damarlarından kan çekilir. Donuklaşır duygular yüzümüzde. Her Mayıs papatyalar daha hüzünlü beyaz olur. Gelincikler daha kırmızı açar. Güller özleme tomurcuk olur dağlarda.
Artık sen yoksun ya; Gençlerin, Aslanların SEN olur, sensizlik örtüsünü yeryüzünden sıyırma telaşıyla. Resmini ismini yaşatıyor Srebzenica’da, Afganistan’da, Almanya’da. Eserlerin büyüyor İzmir’de, Erzurum’da, İstanbul’da.
Sen bize gençliğimizi vermiştin, coşkun enerjisiyle, bitmeyen heyecanıyla.
Sen bize kardeşlik vermiştin, farklı coğrafyaların farklı renklerin tek renk olduğu inancıyla.
Sen bize vefa verdin, sensizliği bile sensiz yaşayamayacak, senden olan herkesin yüzünden seni damıtacak.
Sen bize duygu verdin, kardeşçe sevmeyi, içinde selamın heyecanını taşıyacak.
Sen bize Bizim Çocukları verdin, Hakkın ve adaletin öncelendiği fikir devrimlerini Medeniyet yolunda harcayan, İslam dünyasının iman duvarında açılan her gediğine bir tuğla koyan.
Ve inşallah sende bunca verdiklerinin karşılığı olarak Rabbimin Cennetini almışsındır. (Amin)
 
 
Program Çıkışında İzmirli Gençlerin yayına hazırladığı özgün eserlerinden olan “KAÇAK FANZİM” dergisi ile Grup Yürüyüşün eserlerini bulunduran CD ler açılan stantlarda sergilendi. Programın sonunda da Tüm İslam Coğrafyasındaki Müslümanlar için, Mavi Marmara Şehidleri ve Afganistan şehidlerimiz için rahmet ve dualar okundu.
 


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • -
    22-05-2015

    Yazı da "Neden, hayattayken bizi onunla tanış etmediniz?" denmiş ama Yazıyı yazan tanış gibi, Görmüş biri olarak söylüyorum, Yazılanlara bakınca yazan sanki görmüş gibi ...