Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

“Toplu Vurdukça Yürekler, Onu Top Sindiremez”

17-08-2018

“Toplu Vurdukça Yürekler, Onu Top Sindiremez”
Son yaşadığımız ekonomik saldırı ve onun tetiklediği döviz krizi bize bağımsız politikalar izlemenin bir bedeli olduğunu göstermiştir.

15 Temmuz saldırısının devamı olarak değerlendirebileceğimiz bu saldırıyı da Allah’ın yardımı, devletin alacağı tedbirler, iş dünyamızın basiretli aktörleri ve halkımızın dirayeti ile atlatacağımıza olan inancımız tamdır.

Yaşadığımız kriz, bize nitelikli insan gücünün, reel sektörün, yerli üretimin, israftan kaçınmanın, ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bunu bir milat olarak kabul edip gerek devlet kurumları gerekse özel şirketler, tedariklerini yerli üreticilerimizden yapma konusunda hassasiyet göstermelidirler. Bunu bir politika olarak belirlemeli, şartnamelerde yabancı ürünlere kota konulmalıdır.

Tüketici bazında Amerikan/İsrail ürünlerine boykotun pratikte bir karşılığının olmadığı, sayfalarca yayınlanan listelerin bilgi kirliliğinden öte bir sonuç doğurmadığı daha önce defalarca test ettiğimiz bir gerçektir. Bunun yerine yerli ürüne yönelmek daha doğru ve sürdürülebilir bir davranış olacaktır.

Kamuda yaşanan israftan başlamak üzere bütün kurum, kuruluş ve kişisel harcamalarımız dahil olmak üzere, ekonomik kara delikler oluşturan israftan kaçınarak tasarruf tedbirleri alması hayati önem taşımaktadır.

Kriz zamanlarının en önemli tedbirlerinden olan tasarruf denilince ilk akla gelen işçi çıkartmak olmamalıdır. Yeni eleman alımı durdurmak bir çözün alabilir; ancak elemanlarımıza bu zor günlerde sahip çıkmak, onların da kurumlarına sahip çıkması önem arz etmektedir. Bunun sonucunda ortaya çıkacak dayanışma ruhu bizleri ayakta tutan en önemli dayanak olacaktır.

Tasarruf, enerji kaynaklarının verimli kullanımı, doğrudan üretimde kullanılmayan ürünlerin tüketiminin azaltılması, ihtiyaçtan fazla üretim yapmaktan kaçınılması gibi konulara odaklanmalıdır.

Tasarruf bazen geri tepen bir silah gibi ekonomiyi vuran bir mekanizmaya dönüşebilir. Harcamaları tamamen durdurmak değil azaltmak gereklidir. Tedarikçimizi korumalı, ayakta kalmasını sağlamalıyız. Düşük hızda seyreden bir anlayışla ticaret devam etmelidir.

Aynı kulvarda iş yapan şirketlerimizin dayanışma içinde olması, yıkıcı rekabetten kaçınması, şirket evlilikleri, yeni ortaklıklar, yeni pazar arayışları krizden çıkışın anahtarlarıdır.

Sivil toplum kuruluşlarımız, faaliyet planlarını öz kaynaklarını dikkate alarak yapmalı, gönüllülerin daha fazla inisiyatif aldığı, saha odaklı çalışmaya ağırlık verilmesi gerekir. İlave olarak bütün kişi ve kurumlarımız ihtiyacı olmayan mal ve hizmet alımından uzak durmalı, mevcut borçlarını uzun vadeye yaymaya gayret etmelidirler. Böyle dönemlerde dövizle borçlanmaktan mümkün mertebe kaçınılmalıdır. 

Her fırtınanın bir sonrası olduğunu, hayatın devam ettiğini unutmayarak gemimizin (kurumlarımızın) soğukkanlılıkla başında durmalı, yönetiminden sorumlu olduklarımıza ve hedef kitlemize kesinlikle arkamızı dönmemeliyiz.

Asla hiçbir konuda eminlik sıfatımıza halel getirecek davranışlara, söylemlere tevessül etmemeli, zor da olsa problemi çözmeye çalışmalı, işimizin başında olduğumuzu cümle aleme göstermeliyiz.

Para kaybının telafisi mümkündür. Ancak güven kaybının telafisi mümkün değildir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
 
İNSAN VE MEDENİYET HAREKETİ





Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!