İhtisas Kurumları
Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

WEB SİTESİNE GİT
İMH PROGEM

İMH PROGEM

İnsan ve Medeniyet Hareketi Proje Geliştirme Merkezi

WEB SİTESİNE GİT
İMH Kültür Sanat

İMH Kültür Sanat

İnsan ve Medeniyet Hareketi Kültür, Sanat ve Yayın Komisyonu

WEB SİTESİNE GİT
Genç Hareket

Genç Hareket

Genç Hareket Derneği

WEB SİTESİNE GİT
SİNA

SİNA

Sağlıklı İnsan Derneği

WEB SİTESİNE GİT
HAREKET SPOR KLÜBÜ

HAREKET SPOR KLÜBÜ

GENÇ HAREKET SPOR KLÜBÜ

WEB SİTESİNE GİT
BESADER

BESADER

Balkan Müslümanlarıyla Yardımlaşma, Dayanışma, Gençlik ve Spor Derneği

WEB SİTESİNE GİT
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Aslan BALCI - Suriye Günlükleri

Suriye'deki Kamplar Kapatılıyor

Kamplarda yaşamak oldukça zor ve meşakkatli olmasına rağmen Müslümanların her zaman bulunduğu hal ve duruma şükrettiğine şahit oluyoruz. Bazı yerlerde çadır, tente ve barınacak bir alan dahi bulamadan yaşamak zorunda kalan milyonlarca Müslümanın ve insanın olduğunu unutmamalıyız.

Suriye’deki iç savaş nedeniyle insanların bir kısmı Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelere bir kısmı da ülke içerisinde görece daha emniyetli olan alanlara giderek zalim diktatör Beşşar Esed ve temsil etmiş olduğu köhne Baas rejiminden kaçarak canını kurtardı.

Devrimin bereketiyle artık bu insanlar yurtlarına ve evlerine dönmesi için uygun ortam oluşturuluyor. Suriyeliler gibi yurduna dönemeyecek durumda olan milyonlarca insan ne yazık ki çok kötü şartlarda açık alanda, ayazda yaşamaya mecbur bırakıldılar. Bunların başında ümmetin ve insanlığın “kahraman” ilan ettiği yiğit Gazzeli kardeşlerimiz gelmektedir.

Gazze’de barbar ve bebek katili İsrail bölgenin asıl sahibi olan Filistinlilerin arazı ve evlerini ellerinden gasp ederek çadır dahi kurmalarına müsaade etmiyor. Sıcakta, soğukta dışarıda aç ve susuz yaşamaya zorlanıyorlar.

Arakan’da da durum aynı. Myanmar’da Budist terörist idare bölgenin asıl sahibi Müslümanların tenekeden yapılan sığınaklarda bile yaşamalarına engel oluyor. Havadan ve karadan alanı bombalayarak Müslümanların dağlara veya açık denizlere açılmaları daha doğrusu ölmeleri için her türlü kötülüğü yapmaktadır. Sudan’da, Yemen’de ve dünyanın daha birçok yerinde insanların bir kısmı dağlarda ve kamp alanlarında yaşamak mecburiyetinde bırakılıyor.

Devlet "Kampsız Suriye" Projesini Önemsiyor

Suriye halkı büyük bedeller ödeyerek, inançları, namusları, çok sevdikleri vatanlarını muhafaza edebilmek için üzerindeki günlük elbiselerle hicret ederek “muhacir” ve “mülteci” oldu. Bu herkesin kaldıracağı bir durum değildir. Ancak “zaman her şeyin ilacıdır” derler. Suriyelilerde büyük bir imtihandan geçerek 14 yıl sonra özgürlüklerine kavuştular. Artık kendilerinin idare ettiği, yönettiği bir ülkeleri ve vatanları var. Şimdi Suriye’yi hep birlikte ayağa kaldırarak, özellikle Şam’ı tarihteki gibi ilim ve ticaret merkezi haline getirmek için yoğun çaba harcadıklarına şahitlik ediyoruz.

Ülke yeniden inşa ediliyor. Devlet kurumları despot Baas ve sosyalist yapıdan kurtarılmaya çalışılıyor. Memur ve işçilerin büyük kısmı eski rejimden kaldığı için militan ve terörist olmayanlara kimse dokunmadı. İşlerine devam ediyor ama eski alışkanlığını, tembelliğini, adam kayırma ve rüşvet beklentisini sürdürmeye çalıştığı için işler oldukça yavaş ilerliyor. Ancak bazı bakanlıklar işi sıkı tutarak Baas referansıyla işe girenlerin sessiz sabotajlarına teslim olmayarak kendi elemanlarıyla alınan kararları hızlıca tatbik ediyorlar. Bunların başında Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raid es-Salih gelmektedir. Çünkü milyonlarca Suriyeli mültecinin yurtlarına dönebilmesi için sorumluluk ona verildi.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, 2026 yılında 59 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımladı. Kararnameye göre, yıkıma uğrayan bölgelerde altyapının yeniden hazırlanması ve bölge sakinlerinin geri dönüşünün sağlanması amacıyla bir komite kuruldu.

Komitenin koordine yetkisi Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Salih’e verildi.  Komitenin görevi, yıkılan bölgelerde altyapının hazırlanma çalışmalarını yürütmek, vatandaşların bu bölgelere güvenli ve kolay bir şekilde dönmesini sağlayacak şartları oluşturmaktır. Bakanlık ilk önce ülke içerindeki binlerce kamptan başladı. Daha önce kendisiyle yaptığımız görüşmede 2027 yılında tüm kampları kapatmak istediklerini, halkın güvenli bir şekilde evlerine dönmesi için yoğun çalışma içerisinde olduğunu ifade etmişti. Hatta yardım kuruluşlarının artık bu kamplara yardım dağıtım işini bırakmalarını, yapılacak yardımların kendileriyle istişare edilerek dönüş yapan köy ve kasabalara yardımların ulaştırılmasının gerektiğinin altını çizmişti.

Gelecek yıl bugünlerde yanı Eylül 2027’de Suriye’de kampların olmadığı, herkesin normal bir evde yaşaması bekleniyor. Devrimden şimdiye, Eylül 2026’ya kadar 200’den fazla kampın kapatıldığı bildirildi. Bu kişilere yardım edilerek daha önce yaşadıkları yerlere yerleştirildiler. Geri dönüş yapanların oranının yüzde 20 civarında olduğu ifade edildi. Bakanlık konvoylar yaparak geri dönüşleri cazibeli hale getirmek ve geride kalanları teşvik etmek istiyor.

Biriket Evleriniz Bir Devre Mührünü Vurdu

En çok kamp İdlib kentinde bulunmaktadır. Halen 786 kampta yaklaşık yarım milyon insan kalmaktadır. İkinci olarak Halep kentinde de yaklaşık 400 kamp bulunmaktadır. Bu kamplarda yaşayan insanların biriket evleri ve çadırlarının birçoğu Türkiyeli yardımsever tarafından yapıldı. Bu satırları okuyan birçok kişinin yaptığı yardım sayesinden Suriyeli kardeşlerimiz zalim Esed’ın zulmünden, İran, Rusya, İsrail, ABD ve diğer emperyalist ülkelerin bombardımanından kurtuldular. Özellikle biriket evler çok elverişli oldu, bu döneme mührünü vurdu. Mültecileri sıcak, soğuk, çamur, akrep ve yılan sokmalarından korudu. Normal bir evde yaşıyor, daha doğrusu yaşama hissi ve cesareti verdi. Artık bu biriket evleri terk etme ve halkın kendi mülklerine-evlerine dönme vakti geldi. 

Geri dönen mültecilerin geneline yakını biriket evlerin biriketlerini, kapı ve pencerelerini sökerek götürüyor. Söz konusu malzemeler yeni yerde kullanılacak. Yanı eski ev ve barakalar israf edilmiyor. Suriye’de özellikle inşaat alanında her şey geri dönüştürülüyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada, daha önce evi ve arazisi olmayan kişilerin yerleştirilmesi konusunda zorluk çekildiği bildirildi. Bu ailelere devlet birimlerimde istihdam, taşınma ve geçici olarak kira desteği veriliyor.

Boşaltılan kamplardaki enkazlar kaldırılıyor. Suriye genelinde toplam enkaz miktarının 50 milyon metreküpün üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Rejimin yıktığı, yok ettiği binaları yeniden inşa etmek için ilk önce bu devasa enkaz yığınlarının kaldırılması gerekir. Bu da çok önemli, masraflı ve vakit alacak olmasına rağmen şimdiden enkaz kaldırma işlemlerine başlanılması sevindiricidir. Enkazların değerlendirilmesi ve geri dönüşüme kazandırılması için ayrıca teknik bir çalışma yapılması gerekir. Ayni durum Gazze için de uygulanabilir.       

Geri dönüş yapan kişileri bekleyen en büyük sorunların başında rejim güçleriyle birlikte bebek katili PKK/YPG, İran, Rusya ve ABD’nin döşemiş olduğu mayınlardır. Söz konusu mayınlar zamanla yağmur nedeniyle yer değiştirdi. Bunların yerini tespit etmek için ciddi ve titiz çalışma yapılmalıdır. Devlet şimdiye kadar 130 bin civarında mayın temizlediğini duyurdu. Ancak belki de temizlenen mayınların varlığı açıklanan rakamın çok daha üstündedir. Yetkililer geri dönenleri tarım arazilerine ve evlerine girmeden önce dikkatlice davranmaları hususunda uyarıyor. Buna rağmen mayın patlaması nedeniyle bazı üzücü olaylar yaşanıyor.   

Kardeş ve dost Suriye devletinin “Kampsız Suriye” projesini hayata geçirmesi için yardım kuruluşları ve STK’lardan yardım beklemektedir. Yeniden oluşturulan köy ve mahalleler günümüz şartlarına uygun su, elektrik, en önemlisi de kanalizasyon işlemlerinin hepsi aynı anda yapılması gerekir. Yıkıma uğrayan yerlerdeki okullar, camiler, yollar, bahçeler, sosyal etkinlik alanları ve alt yapının eksiksiz yapılmasına özen gösterilmeli. Bu şekilde oluşacak mahallelere sadece ülke içerisindekiler değil Türkiye, Ürdün, Lübnan ve hatta Avrupa ülkelerindeki mülteciler de dönebilir. Zaten şartları uygun olanların bir kısmı söz konusu ülkelerden dönüş yaptı. Bazı yerlerde okul olmadığı için ailelerin tekrar eski biriket ve çadır kamplarına döndüğüne şahit olduk.   

Diğer Makaleleri