Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Devletin ve milletin bekâsı için

imh.org

17-08-2016

Devletin ve milletin bekâsı için
Doğduğum ilçenin meydanında bir heykel var. Üzerinde şunlar yazıyor: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz…” Bu cümlenin geçtiği konuşma, evliyalar şehri Kastamonu'da yapılmış. Yanılmıyorsam 1925 yılında. Tercih önemli. Cideli Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı'ndaki en olumsuz karaktere Şaban ismini vermesi gibi. Ilgaz'ın hem dünya görüşü, hem maksadı belli. Şaban, Kastamonu'da en yaygın isimlerden. Asıl mühimi, Şeyh Şabanî Veli Hazretleri'nin bu şehrimizin manevi mimarlarından biri, belki de birincisi olması. Makamı hâlâ hayat dolu.

Neredeyse bir asırdır yazımıza aldığımız cümlenin gereği yapılıyor veya yapılmak isteniyor. Malum medyanın yıkıcı yayınlarını da unutmayalım. Ne hatıralar okuduk, çileler dinledik. Hatta yaşadık.

1988 yılında Menzil Şeyhi Muhammed Raşid Erol Hazretleri'ne intisab etmiş ve bir ağabeyle beraber tek göz ev açmıştık. 12 Eylül döneminin devam ettiği yıllar. Ne zorluklar yaşadığımızı Allah biliyor. Evimizi (dergâhımızı) polisler basmış ve karakolluk olmuştuk.

28 Şubat sürecinin sürdüğü günlerde, Sağduyu gazetesinde editör ve köşe yazarı idim. Baskıları ve yaşananları hâlâ unutamıyorum. Esa'd Coşan Hocaefendi'yi ve babası Necati Coşan Amca'yı. Nihayetinde gazetenin yanı sıra İslâm dergisi, Seha Neşriyat gibi birçok güzide yayın ve kurum kapanmak zorunda kaldı. İmame koptu. Gurbet ellerde şaibeli bir trafik kazası.

Daha hangi büyüklerimiz, kıymetlerimiz vardı? Mesela Safer Efendi'ye giderdik, Bünyamin Efendi'yi dinlerdik. Safer Efendi gönlümde yüksek bir karşılık bulmuş, derin bir yankı uyandırmıştı. Ne var ki gençtik, neyle karşı karşıya olduğumuzu tam manâsıyla kavrayamıyorduk.

Abdülaziz Bekkine Hazretleri'nin evladı Mahmut Bekkine Ağabey'le tanıştım. Vefat ettiği zaman, onu babasının bağrına bırakanlardan biriydim. Böylece Abdülaziz Bekkine Hazretleri'ni de görmüş sayıldım.

Yine, cennetmekân Erbakan Hocamızın İsmailağa Şeyhi Mahmud Efendi Hazretleri'ne hürmetini biliyorum. Bu muhabbetin şahitlerinden biriyim. İnşallah bize de bir damla düşmüştür.

Son yıllarda Haznevî Şeyhi Muhammed Muta Hazretleri'nin çabasını izliyorum. Özellikle doğu illerinde önemli bir boşluğu dolduruyor, hayırlı hizmetlere vesile oluyor.

Bunları niye anlatıyorum? Nice genç arkadaşı koruyan, yetiştiren, kötü yoldan alıkoyan hep bu insanlardır, muhitlerdir, cemaatlerdir, tarikatlardır. Hepsinin ayrı ayrı üstümüzde emeği ve hakkı vardır. Ödemekle bitmez.

Bu topluluklar içinde millete ve memlekete yan gözle bakan, kem söz eden birini görmedim. Varsa da bana denk gelmedi.

Dokunaklı fedakârlıklarla meydana getirilen manevî yapılarımız, dün ile bugün arasındaki en kuvvetli bağdır, bağlaçtır. Millet hayatımıza anlatmakla bitiremeyeceğimiz katkılar sağlamışlardır. O büyük mirasımızın bugünlere taşınmasında gönüllü 'hamallık' yapmışlardır. Yangından sayısız çocuğumuzu kurtarmışlardır.

Şahsi ikbalini ve kişisel menfaatini düşünen yahut kötü niyet taşıyan insanlar daima ve her yerde var. Onlar bitmez. Bizim ölçümüz iyi örneklerdir. Öncümüz, Allah'ın rızasına talip olanlardır.

Ayrılıkçı terör örgütünün bu kadar taraftar bulma nedenlerinden biri de, doğu illerimizde zayıflatılan dinî müesseselerdir. Gelenek adeta düşman ilân edilmiştir. Oralarda yüzlerce dergâh ve medrese kapanmış yahut kapatılmıştır. Manevî taraf eksik kalmıştır.

15 Temmuz işgal girişiminden sonra bazı kimseler ve adresler, paralel çeteyi bahane ederek neredeyse bütün cemaatlere / tarikatlara dil uzatıyor, onları tehdit gibi gösteriyor. Alimler ile arifler bu toprakların mayası, manâsı ve ruhudur. Cemaatler ve tarikatlar, ülkemizi ayakta tutan en sağlam sütunlardandır. Dolayısıyla bu yapılanları iyi niyetli görmüyorum, bulmuyorum.

Vefa hissiyle kaleme alınan bu satırlar, konuyla ilgili yazılara inşallah bir girizgâh olur. Daha iyileri yazılacaktır ve yazılmalıdır.

'Devletin bekâsı' diyoruz. Bunun için evvela şuurlu bir millet lazımdır. Milleti oluşturan da maddiyat değil maneviyattır.

Kaynak: YeniŞafak


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!