İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT

Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ ile Düşünce Platformu

18-01-2020

Düşünce Platformu Programına Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Konuk Oldu.

Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ ile Düşünce Platformu

İnsan ve Medeniyet Hareketi Genel Merkezi Bahariye Mevlevihanesinde düzenlenen Düşünce Platformunun bu yılki ilk programına Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ konuk oldu.



11 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen programın maderatörlüğünü Araştırmacı-Yazar Vahdettin IŞIK yaptı. Salondakilere kısa bir selamlama konuşması yapan Vahdettin IŞIK, Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ hocayla konuşmak istediği konular hakkında kısa açıklamalarda bulundu. İslam Düşüncesi ekseninde sorular yönelten Vahdettin IŞIK sözü Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hocaya bıraktı.

Mehmet GÖRMEZ, sözlerine böyle bir güzide topluluğa hitap etmekten duyduğu memnuniyeti belirterek başladı. İnsan ve Medeniyet Hareketinin medeniyet değerlerimizi ihya etmek için gösterdiği faaliyetlerin önemine değinen Mehmet GÖRMEZ, İnsan ve Medeniyet Hareketine bu kutlu yolculukta muvaffakiyetler diledi.



Hz. Peygamberden (s.a.v) günümüze kadar gelen büyük tarihimizi sadece krizler üzerinden okumamamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, böyle yaparsak düşünce dünyamızı sınırlandırmış oluruz dedi. İslam'ın çok kısa sürede üç kıtaya yayıldığına dikkat çeken Mehmet GÖRMEZ, müslümanların gittikleri her yerde yüzleştikleri yeni durumların üstesinden geldiklerini ifade etti. 



Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, konuşmasını şu meyanda cümlelerle sürdürdü: "İslam kelimesini bir başka kelimeyle birlikte kullandığımız zaman bir sorun olduğunu fark etmemiz gerekir. İslam Hukuku mu yoksa Müslümanların Hukuku mu. İslam Ahlakı mı yoksa Müslümanların Ahlakı mı. İslam Düşüncesi mi yoksa Müslümanların Düşüncesi mi. Dolayısıyla İslam kelimesine birşeyler eklemek belki kavramsallaştırma olarak biraz eksik kalıyor.

 

İslam Düşüncesi nedir sorusana, Müslümanların İslam'dan hareketle ürettiği fikir ve düşünceler bütünü diyebiliriz. Bunu şöyle açalım; İslam'ın varlık, bilgi, alem, insan, değerler, adalet, ahlak gibi kavramlara yüklediği anlamlar ve bizlerin bunları yorumlayarak oluşturduğumuz muktesabat İslam Düşüncesi olarak tarif edilebilir. Ancak burada şunu söylemek gerekir ki İslam tekdir; ama İslam'dan hareketle farklı yorumlar, anlayışlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden İslam Düşüncesi derken bizim İslam'dan anladığımız düşünceler dememiz daha doğru bir yaklaşım olur.


Peygamber efendimizin (s.a.v) vefatından sonra İslam Ümmeti büyük imtihanlar vermiştir. Verilen bu imtihanları Müslümanlar Allah'ın rahmetiyle başarıyla atlatmışlardır. Hz. Ömer dönemine geldiğimizde İslam Dini Mısır'dan Kudüse, Mezopotamya'dan İran'a kadar büyük bir coğrafyaya yayıldı. İslam merkezden çevreye doğru yayılınca yeni kültürlerle karşılaştı. Gittiği yeni yerlerde yüzleşmiş olduğu medeniyetlerin sorularına cevaplar üretebilmek için yeni yorumlar yapma ihtiyacı hasıl oldu. Bundan münhal, çevrede Rey ekolu gelişirken merkezde Nazar ekolü gelişti. 



Merkezin anlayışı ile çevrenin anlayışı birbirini hep kontrol etti ve birbirini geliştirdi. İslam'ın bütün ibadet asılları, uygulamaya dayanan esaslar şehadet yoluyla aktarılmıştır. Yani adil şahitler tarafından üzerinde ittifak edilen dini uygulumalar nesilden nesile aktarmışlardır. Naslar sınırlıdır ama kaideler sınırsızdır. Bunun için içtihat yapmak mecbur olmuştur.

İlimlerin tevhidini kaybetmek en büyük kırılma noktasıdır. İslami İlimler ve Beşeri İlimler diye iki kategori olarak ayrım yapmak doğru bir yaklaşım değildir. İlimleri bu şekilde ayırmak seküler bir zihnin ürünüdür. İnsan, kainat ve vahiy birliğini bozduğumuz zaman büyük usulü kaybetmiş oluruz. Bu yüzden ilimler birdir ve anlayış olarak bütüncül bir bakış açısına sahip olmak gerekir.



Günümüzde ne yazık ki coğrafyamızı saran kötülük problemiyle karşı karşıyayız. Gençlik içinde barındırdığı adalet duygusuyla yaşanan kötülükler arasında bir irtibat kuramıyor. Bu yüzden bir çıkmaza düşüyor. Bilinç ve vicdan yaralanması ne yazık ki tedavi edilemiyor. Kamu vicdanında açılan yaralar İslam'ı kullananlar tarafından açılıyorsa bilinci yara alan gencin öfkesi bizim inancımıza yöneliyor. Hocaların din adına kullandıkları olumsuz dil, tartıştıkları konular, dini bir didişme konusu haline getirmeleri gençleri dinden soğutuyor.



Programın sonunda dinleyici sorularına Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hoca samimi cevaplar verdi. Hediye takdiminin ardından Kabe Örtüleri sergisinin gezilmesiyle program sona erdi. 

 




Diğer Haberler