İhtisas Kurumları
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT

Srebrenitsa’nın kardeşi Hocalı

08-10-2020

Bosna’da, Azerbaycan’da büyük zulümlere tanık olduk.

Srebrenitsa’nın kardeşi Hocalı

Coğrafyaların da hafızaları vardır. Bu hafızları yok etmenin en kolay yollarından biri isimlerini değiştirmektir. Dünyanın Kuzey Doğusunda emperyalist tahakkümünü sürdüren Rusya, bölgenin hafızasını sıfırlamak için bölgeye Orta Asya adını verdi.

Orta Asya denilen yer aslında kadim Türkistan topraklarıdır. Türkistan kelimesi yerine Orta Asya kelimesini kullanmak buradaki milletlere öz benliklerini unutturmak için uygulanan bir yöntemdi. Tıpkı Biladü’ş Şam bölgesine çöreklenen batılı emperyalistlerin bölgeye Orta Doğu ismini vermeleri gibi. Batılı ve doğulu emperyalistler önce haritaların ismini değiştiriyorlar. Daha sonra çeşitli yöntemlerle milletlerin tarih bilincini yok ederek coğrafyaları parçalayıp sömürüyorlar.

Çin Seddi’nden Hazar Denizi’ne, Viyana önlerinden Kırım Topraklarına kadar büyük bir coğrafya ne yazık ki iki yüzyıldan fazla bir zamandır makûs talihini yaşıyor. Bu coğrafyaların sadece ismi değiştirilmedi. Büyük katliamlar, büyük acılar, büyük travmalar yaşandı. Çerkesler, Ahıskalılar, Kırımlılar, Çeçenler başta olmak üzere Türkistan topraklarında yaşayan İslam Milletleri Moskof kâfirinin mezalimini iliklerine kadar hissetti. Balkan Harbi’nin ardından Anadolu’ya sürgün edilen milyonlarca Balkan Müslümanın yaşadığı acıların aynısını Kafkas halkları yaşadı.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kaybeden devletler arasına yazılan milletimize ağır bedeller ödetilmek istendi. Anadolu’nun içlerine kadar çekilmek zorunda kalan, varlık ve yokluk savaşı veren milletimiz büyük mücadeleler sonunda ayakta kalabildi. Osmanlı topraklarını kaybetmenin ve ümmetin parçalanmasının yaşattığı ağır sarsıntı yüzünden Türkiye neredeyse yüz yıl boyunca etrafına kör, sağır ve dilsiz bir şekilde varlığını sürdürdü.

Osmanlının yıkılışının tramvası o kadar ağır yaşandı ki kendi kültürüne, kendi öz değerlerine düşman bir zihniyetin yönetimine milletimiz bir süreliğine boyun eğmek zorunda kaldı. Halifeliğin kaldırılmasının ardından sahipsiz kalan ümmet coğrafyası büyük işgaller, büyük sömürüler ve büyük katliamlar yaşadı. Bugün Irak’ta, Suriye’de, Libya’da yaşanan acılar bu büyük yıkılışın iz düşümü olarak sürmektedir. 

90’lı yılların başında Bosna’da, Azerbaycan’da büyük zulümlere tanık olduk. Srebrenitsa’nın kardeşi Hocalı’da yapılan katliam aynı öç alma duygusunun sonucu olarak gerçekleştirildi. Katillerin isimleri farklı olsa da zihinleri aynı düşmanlık tohumlarından beslenmişti.

Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından bölgede Rusların desteğini alan Ermeniler bir oldubittiyle Dağlık Karabağ topraklarını işgal ettiler. Birleşmiş Milletler örgütünün aldığı kararlara rağmen Ermeniler Azeri topraklarına çöreklenerek işgalci ve saldırgan tutumlarını yıllarca sürdürdüler. Sınırlı imkânlarıyla topraklarını savunmak zorunda kalan Azeriler Rusya’dan, Batılı ülkelerden medet ummak zorunda kaldı. Sözde barış havariliği yapan devletler meseleyi ağırdan alarak Ermeniler tarafından yapılan işgali Azerilerin kabullenmesini beklediler.

Son on yılda bölgede güçlü bir aktör haline gelen Türkiye ile işbirliğini arttıran Azerbaycan, Türkiye’den aldığı maddi ve manevi destekle kendi göbeğini kendisi kesmek zorunda kaldı. Zalimlerden merhamet beklemenin fayda getirmediğini bizzat gören Azeri kardeşlerimiz, Dağlık Karabağ’ı işgalden kurtarmak için onurlu bir mücadeleye giriştiler. İHA ve SİHA destekli savaş stratejisiyle Azerbaycan 30 yıldır işgal altında bulunan topraklarını geri almak için başarılı bir askeri operasyon sürdürmektedir.   

Azerbaycanlı kardeşlerimizin kendi öz topraklarını işgalcilerden kurtarmak için başlattıkları mücadelede başarılı olmalarını arzu ediyor, Azerbaycan’ın elde edeceği başarının tüm mazlum coğrafyalar için bir müjde olmasını diliyoruz.

Diğer Haberler