İhtisas Kurumları
Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

WEB SİTESİNE GİT
İMH PROGEM

İMH PROGEM

İnsan ve Medeniyet Hareketi Proje Geliştirme Merkezi

WEB SİTESİNE GİT
İMH Kültür Sanat

İMH Kültür Sanat

İnsan ve Medeniyet Hareketi Kültür, Sanat ve Yayın Komisyonu

WEB SİTESİNE GİT
Genç Hareket

Genç Hareket

Genç Hareket Derneği

WEB SİTESİNE GİT
SİNA

SİNA

Sağlıklı İnsan Derneği

WEB SİTESİNE GİT
HAREKET SPOR KLÜBÜ

HAREKET SPOR KLÜBÜ

GENÇ HAREKET SPOR KLÜBÜ

WEB SİTESİNE GİT
BESADER

BESADER

Balkan Müslümanlarıyla Yardımlaşma, Dayanışma, Gençlik ve Spor Derneği

WEB SİTESİNE GİT
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Aslan BALCI - Suriye Günlükleri

Suriye'de Osmanlı Düşmanlığı Müfredattan Kaldırıldı

Dost ve kardeş Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin muhalifler tarafından devrilmesinin ardından hazırlanan yeni eğitim müfredatında tarihi bir adıma imza atılarak, ders kitaplarındaki kardeşliğimizi zedeleyen tarihi yanlışlar düzeltildi. "Osmanlı işgali" ve sözde "Türklerin zulmü" ifadeleri kaldırıldı; 400 yıllık Osmanlı döneminin anlatımı doğru şekilde anlatılmaya başlandı.

Bebek katili Beşşar Esed ve suç ortaklarının bir kısmı ülkeden kaçarak geride enkaz bıraktı. 13 yıl devam eden mücadelede Allah’ın izniyle halk galip geldi. Mücahitlerin kontrolü sağlaması ve rejimin çöküşünün ardından geçiş süreci yaşanan Suriye'de; havaalanları, yollar, su-elektrik şebekeleri, sanayi bölgeleri, hastaneler ve okullar hızla ayağa kaldırılıyor. Bir zamanlar çatışmaların merkez üssü olan İdlib ve Halep başta olmak üzere birçok kentte savaşın izleri siliniyor, kamplardaki siviller peyderpey yurtlarına dönerek ülkede normalleşme hakim olmaya başladı.

Aralık 2024’te başlayan süreç nedeniyle birçok konuda değişiklik yapılarak ülke yeniden inşa edilmeye başlandı. Eğitim alanında da beklenen düzenleme yapıldı. Okullarda okutulan yalan tarih ve Türklerle düşmanlığı pekiştiren ibareler çıkarılarak işin doğrusu anlatılmaya başlandı. Bundan sonra Suriyeli öğrenciler emperyalistlerin uydurdukları yalanları değil gerçekleri öğrenerek iki ülke arasında kardeşlik köprülerinin kurulmasına zemin hazırlayacak. Yeni kitaplar, yalnızca geçmişin anlatımını değil, aynı zamanda Suriye'de gelecek nesillere aktarılmak istenen toplumsal ve ideolojik çerçeveyi de ortaya koyuyor.

Ahmed eş-Şara idaresindeki yeni Suriye yönetimi, Esed rejimi döneminden kalma müfredatta ciddi temizleme yaptı. Tarih, sosyal bilgiler, coğrafya ve din eğitimi başta olmak üzere birçok ders kitabının içeriği değiştirildi. Osmanlı ve Türkiye aleyhtarı tüm söylemleri ders kitaplarından temizledi. Yeni basılan ders kitaplarında Osmanlı Devleti için kullanılan "Osmanlı işgali" ifadesi tamamen kaldırılarak yerine "Osmanlı yönetimi" tanımı getirildi. Ayrıca Osmanlı dönemini sözde "Türklerin zulmü" ve baskı politikalarıyla ilişkilendiren taraflı metinlerin yanında Baas rejiminin propagandasını yapan bütün yalan ifadeler eğitim müfredatından kaldırıldı.

Osmanlı’nın Avrupa seferleri “fetih” olarak kaydedildi. Türkçenin, Arapçanın aleyhine yaygınlaştırıldığına ilişkin bölümler de çıkarılarak Osmanlı yönetimi altında Arapların dil ve geleneklerini koruduğu vurgulandı. Türkiye ile ilgili en dikkat çekici değişikliklerden biri de Hatay konusunda yapıldı. Eski kitaplarda Suriye toprağı olarak gösterilen Hatay, yeni haritalarda Türkiye sınırları içinde gösterildi.

Şerif Hüseyin'in İhaneti ve İsyanı Anlatılıyor

Bu değişimin dikkat çekici örneklerinden biri de “Mekke Emiri” diye lanse edilen İngiliz casusu Şerif Hüseyin'in gerçek yüzü ortaya çıkarıldı. Emperyalist ve işgalci İngiliz adına 1916 yılında Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı isyan hareketinin tanımlanması yeni nesiller için çok önemlidir. Eski kitaplarda "Büyük Arap Devrimi”, “bağımsızlık” ve “kurtuluş” olarak adlandırılan eylem, yeni müfredatta "Hüseyin bin Ali'nin İsyan Hareketi" ve “başkaldırı” şeklinde ifade edildi. Hain Hüseyin’in o dönemki İngilizlerle gerçekleştirdiği iş birliğini ve bu sürecin arkasında yatan tarihi gerçekleri anlatan özel bölümler dahil edildi.

İsyanın amacını açıklayan bölümde de önemli bir değişikliğe gidildi. Eski kitaplarda yer alan "Arap topraklarını Osmanlı işgalinden kurtarmak" ifadesi, güncel kitaplarda "Arap topraklarını Osmanlı Devleti'nden ayırmak" olarak ifade edilmiştir. Böylece olayın tarihsel anlatımında kullanılan siyasi ve ideolojik dil yeniden şekillendirildi.

Benzer bir değişiklik, İngiltere ve Fransa'nın bölgedeki politikalarının anlatıldığı bölümlerde de yapıldı. Eski müfredatta bulunan "Halkları Türklerin zulmünden kurtarmak" ifadesinin yerine "Osmanlıları bölgeden çıkarmak" ifadesi kullanıldı. Yeni ders kitaplarında İngiltere'nin Şerif Hüseyin ile Osmanlı Devleti'ne karşı iş birliği yaparken Fransa ile Osmanlı topraklarını paylaşmayı planladığı da anlatılıyor. Ayrıca Şerif Hüseyin'e verilen bağımsızlık vaatlerinin yerine getirilmediği vurgulanıyor.

Bölgede yaklaşık 400 yıl süren Osmanlı hakimiyetinin objektif bir şekilde yeniden ele alındığı bu hamle, Türkiye ile Suriye arasında yeni dönemde şekillenen diplomatik ve bölgesel ilişkiler açısından da son derece kritik bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Tarih kitaplarında ve dizi filmlerde hep Cemal Paşa’nın Suriyelilere yaptığı zulümlerden bahsedilirken “Arapların Kasabı” olarak nitelendirilirdi. Bu çirkin ifade yerine Cemal Paşa döneminde idam edilen kişilerin İngiltere ve Fransa ile iş birliği yapmakla suçlanan kişiler olduğu bilgisine yer verildi. Böylece olaylar, tek taraflı bir zulüm anlatısı üzerinden değil, dönemin siyasi ve askeri şartları çerçevesinde ele alındı.

Arap Milliyetçiliğinden Ümmet Bilincine

Rejime eleman devşirme merkezi haline dönüştürülen okullardaki tüm öğrencilerin mecburen Baas partisi üyesi olduğu dönemde "vatana hizmet etmeye" hazırlanması gerektiği ifade edilirken, yeni müfredatta bu hedef "dine ve ümmete hizmet etmek" şeklinde yeniden tanımlandı.

Benzer şekilde, "Arap milliyetçiliği ve Araplıkla gurur duyma" ifadesinin yerini "İslam medeniyeti ile gurur duyma" aldı. Çocukların "kanuna saygılı" bireyler olarak yetiştirilmesi hedefi de "İslam şeriatına saygılı bireyler" şeklinde değiştirildi.

Dört Halife döneminin anlatımında ise daha önce kullanılan "demokrasi" kavramı yerine "şura" kavramına yer verildi.

Bu değişiklikler, yeni müfredatta seküler ve Arap milliyetçisi referanslardan ziyade dini ve İslam medeniyeti merkezli bir kimlik anlayışının öne çıkarıldığını ortaya koyuyor.

Öte yandan, Suriye'nin tarihsel ve coğrafi sınırlarına ilişkin önemli adımlar atıldı. Halkını katledip Rusya’ya kaçan Esed rejimi döneminde 9. sınıf ders kitaplarında "gasp edilen topraklar" arasında Hatay-İskenderun, Filistin ve Ahvaz gösteriliyordu. Yenilenen müfredatta ise Hatay ve Ahvaz ifadeleri çıkarılarak listede yalnızca Filistin'e yer verildi.

Suriye’deki tüm harita ve kitaplarda Hatay, Türkiye tarafından işgal edilmiş bir yer olarak gösterilirdi. Şimdi ise harita da değişiyor. İlk olarak ders kitaplarında Hatay-İskenderun Türkiye toprağı olduğu gösterildi.

İngiltere ve Fransa'nın İşgalci Olduğu Anlatılıyor

Siyasi terminolojide de önemli değişiklikler yapıldı. Eski kitaplarda kullanılan "İşgal altındaki Filistin ve Golan" ifadesi "İşgal altındaki Müslüman toprakları" şeklinde değiştirildi. "Filistin direnişine destek" ifadesinin yerini ise "İslam topraklarındaki cihat savaşçılarına destek" ifadesi kullanarak bölgesel meselelerin Arap milliyetçiliği ekseninde değil İslam coğrafyası ve ümmetin bakış açısıyla ele alınması gerektiği isteniyor.  

Yenilenen kitaplarda tarihi şahsiyetlerin seçimi de değişti. Eski müfredatta yer almayan İzzeddin el-Kassam'ın mücadelesi yeni kitaplara eklendi. Baas ideolojisiyle özdeşleşen yerel figürlerin yerine ise Ömer el-Muhtar ve Nureddin Zengi gibi İslam tarihinin önemli şahsiyetlerine daha fazla yer verildi.

Suriye'de ders kitaplarında gerçekleştirilen değişiklikler, sıradan bir eğitim reformunun ötesinde anlam taşıyor. Bu önemli adım Suriye’nin artık İslam’ı ve doğru bir yolda olduğunun işaretidir. Hilafetin merkezi olan Osmanlı dönemine ilişkin olumsuz ifadelerin kaldırılması, İngiliz ajanı Şerif Hüseyin isyanının gerçekçi bir dille anlatılması, emperyalist İngiltere ve Fransa'nın bölgedeki habis politikalarının deşifre edilmesi ve seküler- Arap milliyetçiliği yerine İslam medeniyetinin öne çıkarılması, yeni dönemin tarih ve kimlik anlayışına ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Dini referanslar ele alınarak daha güçlü, ümmet bilincine sahip bir gençliğin yetiştirilmesi hedefleniyor.

Müfredat yenilenirken sadece tarihsel olaylar değil, aynı zamanda yeni nesillere kazandırılması hedeflenen değerler ve kimlik algısı da baştan sona değiştirildi. İslam düşmanı seküler ve köhne Baasçi ideolojinin izleri silinerek yerini İslam medeniyeti merkezli bir vizyona bırakmıştır.

Sonuç olarak Suriye'de yenilenen müfredat, yalnızca Osmanlı geçmişine yönelik yaklaşımın değiştiğini değil, ülkenin kendisini nasıl tanımlayacağına ilişkin daha geniş bir dönüşümün eğitim alanına yansıdığını gösteriyor. Ders kitaplarındaki bu değişim, yeni Suriye'nin tarih, kimlik, din ve siyaset ekseninde nasıl bir toplumsal gelecek tasarladığının da önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilmelidir.

Diğer Makaleleri