İhtisas Kurumları
SİNA

SİNA

Sağlıklı İnsan Derneği

WEB SİTESİNE GİT
HAREKET SPOR KLÜBÜ

HAREKET SPOR KLÜBÜ

GENÇ HAREKET SPOR KLÜBÜ

WEB SİTESİNE GİT
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Aslan BALCI - Suriye Günlükleri

Siyonist İsrail Suriye Topraklarını İşgal Ediyor

Siyonistler Biladü'ş-Şam bölgesine geldikten sonra ilk önce Filistin akabinde Ürdün, Lübnan ve Suriye’deki toprakları işgal ederek coğrafyanın huzurunu kaçırdı. Bölgenin en uzun soluklu ve çatışmalı jeopolitik çatışmalarından biri de İsrail’in Suriye’nin bir kısmını işgalidir. Bu gerilimin merkezinde 1967 yılından bu yana Siyonistlerin işgali altında bulunan Golan Tepeleri yer alır. Sadece askeri değil, aynı zamanda hidrojeopolitik ve stratejik dengeler açısından kritik öneme sahiptir.

Suriye’de halk Baas rejimine ve onun başındaki Beşşar Esed ailesine yönelik kurtuluş mücadelesi verirken bebek katili Siyonist İsrail Golan Tepelerini ilhak etti. Azınlıktaki Esed ailesi adeta bu tepeleri işgalci Siyonistlere hibe etmişti. Halk idareyi ele alınca soykırımcı İsrail terörü ve işgaliyle karşı karşıya geldi. Zaten Esed Rusya’ya kaçarken istihbarat ve nüfus idaresi başta olmak üzere birkaç yerin bombalanması için İsrail’e koordinatları vermişti. Bu yetmezmiş gibi Siyonistler Kuneytra ve Dera kentlerinin bir kısmını daha işgal etti. Süveyda kentinde ise Dürzi teröristlere destek vererek burayı da dolaylı olarak işgal etmiş durumda. Türkiye’nin izlediği politika sayesinde ayrılıkçı terörist PKK/PYD’ye verdiği destek sonuçsuz kaldı.

Golan Tepeleri ve etrafının işgal edilmesi sıradan bir toprak kazanımı ve askeri nedenlerle sınırlı değildir. Bölgenin yüksek rakımlı Hermon Dağı ve Şam’a oldukça yakın olması askeri hareketlilik ve hava savunması bakımından önemlidir. Bölgenin su damarlarının kalbi olan Golan Tepeleri, Taberiye Gölü, Yermük ve Banyas Nehirleri hayati su havzalarının üzerindedir. İşgalci rejimin tatlı su ihtiyacının büyük kısmı bu kaynaklardan sağlanmaktadır.  Tarım arazileri ve doğal zenginlikleri nedeniyle ekonomik açıdan da önem taşımaktadır.

İsrail’in Suriye topraklarını işgalinin kökeni 1967’deki Altı Gün Savaşı'na dayanıyor. İsrail bu çatışmada Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü ele geçirdi ve bölgede onlarca yasadışı işgalci yerleşti. 1981'de İsrail, Golan'ı ilhak ettiğini ilan etti. Ancak bu adım Birleşmiş Milletler tarafından tanınmadı ve BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararıyla geçersiz sayıldı. Uluslararası toplumun büyük kısmı bugün de Golan'ı işgal altında Suriye toprağı olarak kabul etmektedir. Siyonist rejimin bekçiliğini yapan okyanus ötesindeki ABD 2019'da tüm itirazlara rağmen Golan’ı İsrail’in toprağı olarak kabul etti.

Adı Jeffrey Epstein dosyasında geçen dengesiz Donald Trump Siyonistlerin şantajlarına boyun eğerek İsrail’in her istediğini yerine getiriyor. Gazze soykırımı, Filistin, Lübnan, Suriye işgali ve İran ile giriştikleri kirli savaşın arkasında şantaj ve sapık Siyonist ideolojisi yatmaktadır. Yahudilik inancını kendi iktidar ve çıkarları için kullanan Benjamin Netanyahu’nun ABD Başkanını adeta maşa olarak kullandığına şahit oluyoruz. Bu şer amaçlar arasında Suriye’nin işgali ve bölünmesi de bulunmaktadır.

İsrail İşgal Ettiği Topraklara Hindulara Yerleştiriyor

1974'te Mason Hafız Esed İsrail ile “Ayrılma Anlaşması”imzaladı. Bir Tampon Bölge oluşturuldu. Bir nevi kendi toprağını BM’nin kontrolüne verdi. Aslında BM askerleri (UNDOF) yaklaşık elli yıl İsrail’in bekçiliğini yapmasına rağmen, 8 Aralık 2024'te Beşşar Esed’ın ülkeden kaçmasınınardından İsrail, tek taraflı, 1974 Ayrılma Anlaşmasının artık geçerli olmadığını açıkladı ve saatler içinde tampon bölgeye girerek burayı fiilen işgal etti. Sanırım UNDOF askerleri ne yaptı diye soran olmaz. 1995’de Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde bulunan BM askerlerinin aynısını yaptılar. Soykırım ve işgale göz yumdular. BM masumları ve haklıları korumaya değil Siyonistlerin amacına hizmet ediyor.

Bin 200 kilometrekarelik Golan Tepeleri’ni işgalinde bulunduran Siyonistler Suriye’deki boşluktan istifade ederek güneydeki 500 kilometrekarelik alnı da işgal etti. Artık buralarda işgalci çapulcular bulunmaktadır. Böylelikle İsrail işgal birlikleri Suriye-Lübnan sınırını belirleyen Hermon Dağı'nın zirve bölgelerinde konuşlandı.

Suriye’de enkaz devralan Şara yönetimi söz konusu işgali egemenliğin ihlali olarak tanımlasa da İsrail tarafı bu adımları başlangıçta "geçici güvenlik önlemi" olarak niteleyerek her zamanki gibi dünyayı kandırmaya çalıştı. Ancak aradan geçen süre boyunca bu işgal kalıcı hale getirildi.

Aralık 2024 ila Ağustos 2026 arasında İsrail işgalcilerinin tampon bölgeleri dışında, doğrudan Suriye toprakları içinde bin’den fazla terör eylemi gerçekleştirdi. Özellikle Dera kırsalındaki köylere yapılan baskınlar sonucunda oluşturulan işgal karakolları her geçen gün genişliyor. Gazze ve Lübnan’daki gibi gürültü çıkarılarak değil Suriye’de daha temkinli ve sessizce davranılarak Müslümanların topraklarını gasp ediyor. Kendi deyimleriyle "düşük profilli" işgal yöntemini uyguluyorlar. Bu yöntemin amacının, uluslararası hukuk açısından net bir tartışma konusu oluşturulmadan, Suriye tam olarak devlet kurumlarıyla ayağa kalkmadan, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle uluslararası normlara göre askeri ve strateji anlaşması yapmadan önce sahada oldubittiye getirmektir.

Dünyanın farklı yerlerinden getirilen çapulcu Yahudiler işgal edilen yerlere yerleştirilerek yerli halkın bölgeden uzaklaşmasını politika haline getiren İsrail şimdi de Hindistan’dan devşirdiği, Hinduları “Kayıp Yahudi Kabilesi” diye kandırdığı Bney Menaşe topluluğunu bölgeye yerleştiriyor. Hindistan’dan gelen bu fakir topluluk ayakta durabilmesi için yerel halkla savaşacak. Zira İsrail buHinduların Yahudi olmadığını biliyor, sadece kendi pis işlerini yaptıracak yeni köleler bularak işgalini kalıcı hale getirmek için bu kişilere “Yahudi” kimliği verildi.

Suriye'de Herkes Siyonistlerle Hesaplaşmayı Bekliyor!

Uluslararası ve diploması kurallarını takmayan azgın, arsız ve terör yapılanması olan İsrail güçleri hemen her gün Suriye’nin topraklarını azar azar işgal ediyor. İşgale dini anlam yüklemek için işgalci göçmen Yahudiler bölgeye gelerek ilkel kabile inanç ve ritüellerini gerçekleştiriyor. Bunu gören Ahmed eş-Şara idaresi ve halk, hedeflerinin Siyonist rejim olduğunu kavramaya başladı. Bundan dolayı Suriye içerisindeki dağınıkgruplar birbirleriyle çatışma yerine ayni mefkure ve dava uğruna uzlaşma yolunu seçti. Selefiler bile “orta yoldan” bahsetmeye başladı.

Dera ve Kuneytra'da işgal edilen köylere mayın döşendiği rapor edildi. Soykırımcı rejim utanmadan Golan'daki mevcut yerleşimlerin genişletilmesi yönünde adım attığını açıkladı. Haziran 2026'da Siyonist rejimin sözde Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği yerlerin "süresiz" olarak kalacağını duyurdu. Katz, bu yerleri "güvenlik bölgeleri" olarak adlandırdı.

Bu akıldışı ve işgalci politika, bölgede yaşayan halkların özgürlüklerinin daha da kısıtlanması riskini beraberinde getiriyor. Uluslararası hukuk çiğnenerek işgal güçleri başkent Şam’ın komşusu oldu. Ara sıra Siyonistlerin İHA’ları gece vakti keşif için Şam semalarında dolaşıyor. Can sıkıcı Heron’ların sesleri halk tarafından rahatlıkla duyuluyor. İsrail halka gözdağı vermek isterken halkın nefretini ve düşmanlığını her geçen gün artırmaktadır. Esed’ın yanında bulunan Suriyeliler bile İsrail’e düşmanlıkta mücahitlerin yanında yer almaktadır.

Golan Tepeleri fiilen işgal altına alınmasıyla, tampon bölge ve çevresi genişleyerek işgale devam ediliyor. Buralara Siyonistler yeni askeri üsler, sık sık tekrarlanan sınır ötesi operasyonlar yapıyor. Karakolların kalıcı bir askeri üs ve idari merkez amaçlı yapıldığı açıkça görülüyor. İşgal etmeden önce köyler sürekli topçu ateşiyle ve uçaklarla bombalanıyor. Ölenler veya bölgeyi terk edenlerden sonra işgalci çapulcular gece baskınıyla halkı katlederek bölgeye yerleşiyor. Köyler arasındaki bağlantıyı keserek tamamen savunmasız ve korunaksız hale getiriyorlar.

Şam defalarca, uluslararası toplumu sorumluluklarını üstlenmeye ve terörist İsrail'in güney Suriye’den tamamen çekilmeye zorlamaya çağırdı. Bu çağrıya BM Genel Sekreteri Antanio Guterres de olumlu cevap vererek Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğu gerçeğini dile getirdi. Buna rağmen arsız ve terörist İsrail güney Suriye tarafını işgal etmeye devam ediyor. Bebek katili, korkak Siyonistler ancak güçten anlar. Suriye halkı ve ümmet, dışarıdan gelip bu güzel toprakları işgal eden çapulculara hak ettiği dersi vermek ve “Muhammedi gücü” göstermek için sabırsızlıkla bekliyor.

Diğer Makaleleri