Uçurtma Adına
İncire, zeytine yemin olsun ki yenileceksiniz!
Nasıl mı?
İşte tam bu şekilde; yani uçurtmalara, kuşlara… Belki de hiç beklemediğiniz Batı’nın size olan kini ile boğulacaksınız.
Dünya küreselleşince bir endişe ile bakmıştık: “Ne oluyor?” diye. Ta ki Gazze dünya gündemine düşünce… Düşler büyümeye, zalim yok olmaya mahkûm dedik.
Bir çocuk bir uçurtma uçurmak istiyor. Hem de nerede? Gazze’de… Yerle bir edilmiş, insanlık için koca bir mezarlık olmuş; var olan evler, binalar, hastaneler, okullar yerle bir olmuş.
Ama çocuk eğitimine, direnişine devam ediyor.
Kim yenebilir böylesi bir direnişi?
Mesele uçurtma değil; onun sahibi ve onun sahibi olan umut, direniş, zalime şaşkınlık yaşatan, yenemedikleri bu asil ümmetin onuru olan o beldenin sahipleri olan Filistin ve Gazze halkı.
Hani bir sözü vardı: “Bekle bizi, beklemediğin her yerde.”
Bunu, Batı’nın ve vicdan ehlinin iyilikten, insanlıktan yana duruşunun küresel bir direnişe dönüşeceğini kim öngörebilirdi ki?
Bu sözü bir dua niyetiyle okuyunca, Rabbimiz hiç beklemediğimiz bir yerden, direnen insanlığın vicdanı eliyle karşılık verdi sanki.
Dünya gündeminde Gazze, birçok insan için bilinmeyen bir beldeydi. Şimdi ise Gazze’yi bilmeyen neredeyse kimse kalmadı.
Boykot tarihine baktığımızda, hiç bu kadar genişlediğine şahit olmadık. Siyonist ekonominin hiç bu denli zarar gördüğü bir döneme de şahit olmadık.
İşte “Bekle bizi, beklemediğin her yerde.” sözü… Ya da belki de duasının kabul olmuş hâli bu, sanırım.
7 Ekim 2023’ten bu yana tankla, bombayla, bütün gücüyle saldıran; yine de boyun eğmeyen bir halk…
Erkek, kadın, çocuk; hep birlikte direnişin tarihini yazan, bir ümmetin emanetini koruyan bir duruş.
Bize düşen ne peki?
Biz neresindeyiz bu kutlu direnişin?
Ulaşabiliyor muyuz? Hayır.
O zaman durmalı mıyız? Hayır, tabii.
Bütün gücümüzle, elimizden ne geliyorsa onu yapmakla mükellefiz.
Sumud’la, Vicdan Konvoyu ile, gemiler ile olmadı; tırlarla olmadı; uçurtmalarımızı gökyüzüne bırakarak…
“Sen nişan al ve at, o hedefini bulur.” düsturu ile uçurtmalarla nişan alıp göğe salalım. Akdeniz’den Gazze’ye ulaşır, Allah’ın izni ile.
Koşun çocuklar koşun
Bugün bayram diyorlar
Şenlikler dağa çıkmış
Orda bizim çocuklar
Şeker diye bir kurşun deler yüreğinizi
Kan çiçekleri sarar beyaz elbisenizi
Sonra acı bir feryat
Rüzgar kapıp uçurur
İntifada şehrinde
Sapana kurşun olur
Havalanır yumruklar tekbire söz vererek
Yürüyün siz çocuklar, bizleri çiğneyerek
Önce bayram namazı
El Aksa Mescidinde
Sonra şenliğe koşun
Şu Gazze şeridinde
Dediği gibi Adil Avaz’ın…
Yıllar önce yazılan bu ezgi ile bütün Gazzeli çocukları selamlıyorum.
Onların pak, temiz annelerinin ellerinden öpüyorum.








