İhtisas Kurumları
Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

Bahariye Sanat Atölyeleri

WEB SİTESİNE GİT
İMH PROGEM

İMH PROGEM

İnsan ve Medeniyet Hareketi Proje Geliştirme Merkezi

WEB SİTESİNE GİT
İMH Kültür Sanat

İMH Kültür Sanat

İnsan ve Medeniyet Hareketi Kültür, Sanat ve Yayın Komisyonu

WEB SİTESİNE GİT
Genç Hareket

Genç Hareket

Genç Hareket Derneği

WEB SİTESİNE GİT
SİNA

SİNA

Sağlıklı İnsan Derneği

WEB SİTESİNE GİT
HAREKET SPOR KLÜBÜ

HAREKET SPOR KLÜBÜ

GENÇ HAREKET SPOR KLÜBÜ

WEB SİTESİNE GİT
BESADER

BESADER

Balkan Müslümanlarıyla Yardımlaşma, Dayanışma, Gençlik ve Spor Derneği

WEB SİTESİNE GİT
Mutlu Aile

Mutlu Aile

Mutlu Aile Mutlu Çocuk Eğt. Kül. ve Day. Der.

WEB SİTESİNE GİT
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği

WEB SİTESİNE GİT
GİV

GİV

Girişimci İş Adamları Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
İnsan Vakfı

İnsan Vakfı

İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı

WEB SİTESİNE GİT
Aslan BALCI - Suriye Günlükleri

Rusya Kademeli Olarak Suriye'den Çekiliyor

Suriye’de muhalifler yönetimi ele aldıktan sonra Hmeymim Havalimanı ve Tartus’ta bulunan liman ile Rus üslerinin kontrolü Moskova’nın elinden alındı. Suriye’yi arka bahçesi gibi kullanan Rusya insanlık suçu işleyerek Suriye halkını bombalarken, katlederken, bu üsleri kullandı. Artık o devirler bitti. Şimdi ise ülkedeki Rus askeri üsleri yeni idarenin otoritesinde tasfiye süreciyle başka bir evreye geçti.

Yaklaşık bir ay önce Suriye’deki Rusya’ya ait askeri üslerin kademeli olarak Şam yönetimine devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı duyurulmuştu. Bunun üzerine eylül ayında üslerdeki Rus askeri mühimmat ve araçların Tartus limanına sevkiyat edilişine şahit olduk.

Baas rejimi zamanında “Suriye Ekspresi”, olarak anılan Rusya'nın askeri malzeme, silah ve ekipmanı Rus limanlarıyla Tartus arasında taşıyan, lojistiğini sağlayan, bakımlı, asfalt yol boyunca uzun konvoydaki zırhlı araçların içerisinde Rus askerlerinin olduğunu gözlemledik. Limana taşınan askeri malzeme ve araçların içerisinde Rus askerlerinin bulunması, ülkeyi terk etmeleri, halk arasında sevinçle karşılandı.

Daha sonra bu araçların nereye gittiğini ve ne amaçla Tartus kara yoluna çıktığını araştırdığımızda elde ettiğimiz bulgulara göre anlaşma gereği askeri zırhlılar Suriye’yi terk etmek için limana sevk edildi.

Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının geleceği, diktatör ve halkını kimyasallarla katleden Beşşar Esed'in Aralık 2024'te ülkeden kaçmasının ardından belirsiz hale gelmişti.  Baas rejimini ve onun kalıntılarını ortadan kaldırmak için 14 yıl boyunca savaşan Ahmed eş-Şara komutasındaki ortak mücahit gruplarının idareyi ele almasından sonra Rusya’ya verilen imtiyazlar feshedildi. Şara yönetimi Ocak 2025'te Moskova'nın Tartus Liman’ındaki 49 yıllık (sembolik) kira anlaşmasını sonlandırmıştı.

Askeri Mühimmat Afrika Ülkelerine Gönderildi

Akabinde Suriye ve Rusya arasında 9 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan mutabakat zaptı ile kalan asker ve varlıkların statüsü yeniden belirlendi. Bu mutabakata göre Suriye Ordu birlikleri gözetiminde asker ve ağır silahlar sıkı tedbirler alınarak üslerden çıkarılarak askeri araç ve mühimmat Tartus limanına götürüldü. Ülke genelinde bulunan yaklaşık 25 Rus askeri üs ve tesisiyle birlikte 90’dan fazla karakolun bir kısmının azaltılması ve tasfiyesi kararlaştırıldı. Ruslar tesisleri kademeli olarak Suriye yönetimine devrediyor.

Üç Rus lojistik gemisi ile Admiral Levçenko adlı Rus deniz destroyerinden oluşan filo, ağustos ayının sonlarında İspanya açıklarından güneye doğru ilerleyerek Tartus limanına demirlediği görüntülenmişti. Kaynaklarımızdan aldığımız bilgiler doğru çıktı. Tartus Limanı’na sevk edilen zırhlı araçlar, Rusya tarafından gönderilen 3 askeri gemiye yüklendi. Söz konusu askeri mühimmat yüklenen filo eylül ayı sonunda limandan hareket etti. Bizim Tartus, “Suriye Ekspresi” yolunda gördüğümüz uzun konvoydaki zırhlı araçlarla birlikte bazı askeri personelin ülkeyi terk ettiği bildirildi. 

Moskova’nın Tartus'taki askeri varlığı, Rusya'nın Akdeniz ve Afrika'daki operasyonları açısından stratejik öneme sahip olduğu biliniyor. Mali, Libya, Cezayir ve diğer Afrika ülkelerine sevkiyat ve lojistik destek bu liman üzerinden sağlanıyordu. Bazı iddialara göre söz konusu Suriye’den çıkarılan askeri araç ve gereçler Rusya anakarasına değil bazı Afrika ülkelerine götürüldü. Zaten Rusya Suriye’deki limanlarını daha çok Akdeniz ve Afrika ülkeleriyle olan irtibatı nedeniyle kullanıyordu. Dolayısıyla araçların bir Afrika ülkesine gitmesi sürpriz olmamıştır. 

Yaptığımız araştırmada filonun resmi olarak varış limanının Mısır olarak yazılmış olsa da gemilerin Cebelitarık Boğazı'nı geçmesinin ardından takip edilmelerini zorlaştırmak amacıyla otomatik tanımlama sistemi (AIS) transponderlerini kapattıkları kaydedildi. AIS, gemilerin kimlik, konum, hız ve rota bilgilerini otomatik olarak yayınlıyor. Ayrıca İtalya ve İngiltere de Manş Denizi'nden geçen Rus gemilerini takip etmek üzere üç savaş gemisi görevlendirdiği duyuruldu.

Rus askeri gemilerinin yeniden Suriye'nin Tartus Limanı'na yanaştığı haberi dünya kamuoyunda hayretle ve dikkatlice takip edildi. Ancak bu kez gelen gemiler işgal veya Suriye halkını katletmek için değil, aksine bu amaçla getirilen zırhlıların diploması yoluyla geri gönderilmesinin bir aşaması olduğu anlaşıldı. 

Tartus Limanı ve Hmeymim Hava Üssü Ne Olacak?

Burada önemli bir konuyu belirtmekte yarar vardır. Söz konusu gelişme, Rusya’nın Suriye'deki askeri varlığının tamamen sona erdiği manasına gelmemektedir.  Moskova ile Şam arasındaki görüşmeler devam ediyor. Ama şurası bir gerçek ki Rusya’ya ait ölümcül silah ve mühimmatlar bir daha asla Suriye halkına karşı kullanılamayacak. 

Tartus, Rusya'nın eski Sovyetler Birliği toprakları dışındaki tek deniz üssüdür ve burası Akdeniz’e, sıcak sulara, açılan kapısıdır.  Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı yalnızca Tartus ile sınırlı değil Lazkiye kırsalındaki Hmeymim hava üssü de bulunmaktadır. Kaynaklarımız bu sevkiyatta Hmeymim hava üssünün kullanılmadığını bildirdi. Bazı uydu görüntülerinde üsteki bazı alanlarda kazı ve inşaat çalışması olduğu görülüyor. Daha önce çıkan haberlerde Şara ve Putin yönetimleri arasındaki mutabakata göre üssün ortak eğitim merkezi olarak kullanılacağı duyurulmuştu. Bu konudaki gelişmeleri takip edeceğiz.

Allah’ın yardımı, Türkiye’nin siyasi ve askeri desteğiyle Suriye halkının dirayetli duruşu sonucunda Esed rejiminin çökmesiyle İran, Rusya, Siyonist İsrail ve ABD’nin kuklası PKK/PYD çapulcuları yenildi. İşgal ettikleri alanlardan çıkarıldılar. Bölgenin insan kasabı olarak anılan Beşşar Esed’den sonra üslerdeki ağır silahlar ve hava savunma sistemlerinin bir kısmı taşınmış, kuzey ve doğudaki mevziler boşaltılmıştı.

Kamışlı Havaalanı’ndaki Rus askeri varlığı Ocak 2026’da sona ermiş, S 300 ve S 400 sistemleriyle savaş uçaklarının önemli bölümü Rusya’ya veya Libya’daki operasyon sahalarına taşınmıştı. Buna rağmen Rusya’nın Suriye'deki stratejik ayak izinin tamamen ortadan kaldırıldığını söyleyemeyiz. Tartus limanı ile Hmeymim hava üssünün farklı bir formatla kullanılmaya devam edileceğini tahmin ediyorum.

Suriye ile Rusya Birbirine Muhtaç

Yeni Suriye idaresi Rusya'nın sağlayabileceği bazı imkanlara ihtiyaç duyduğu ortadadır. Gözlemlerimize göre, ülkedeki silahların birçoğunun Rus yapımı olduğu için bu silahların yenilenmesi ve yedek parçalarının temini konusunda Şam-Moskova defterinin kolaylıkla kapanmayacağını tahmin ediyorum. Daha önce alınmış ancak zamanla işlevini yitirme noktasına gelmiş silahların stokları yenilemesi gerekiyor.

Bebek katili İsrail ve dünyanın çıban başı olan ABD emperyalizminin Ortadoğu bölgesinde yaptığı soykırım ve İran krizinden sonra yaşanan petrol sevkiyatındaki kısıtlamadan Suriye yönetimi de nasbını aldı. Esed zamanında zaten ülkede petrol ve mazot sıkıntısı vardı. Enkazı sürdürmemek için acilen petrol krizini çözmek için Rusya ile yapılan anlaşma büyük fayda sağladı. 2025 yılında Suriye’ye yaklaşık 17 milyon varil Rus ham petrolü gönderildi. 2026’da günlük sevkiyat ortalama 60 bin varil düzeyine çıkarıldı. Böylelikle ülkedeki akaryakıt sıkıntısının büyük kısmı Rusya sayesinde kapandı. Bu durumu birçok kaynak bilmese de Rusya’nın Suriye’ye ham petrol sevk ettiği bir gerçektir. 

Ekonomik zorluklar ve gelişen şartlar gereği Rusya’yı Suriye’den topyekûn çıkarmak akıllıca bir hamle olmadığını ifade etmeliyim. Ahmed eş-Şara’nın geniş bir dış politikaya ihtiyacı var. Ahmak ve beceriksiz Esed tek merkezli ve bağımlı bir modelle Rusya ve İran’a mahkum olmuştu. Suriye’nin arkasında Türkiye, katar ile Körfez ülkeleri bulunmaktadır. Ayrıca her ne kadar şeytanda olsa ekonomide şimdilik güçlü olan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ile ilişkilerini güçlendiriyor. Burada Rusya’nın denklem dışı kalmamasına özen gösterildiğini gözlemliyoruz.

Ayrıca Rusya’nın BM’deki veto hakkından yararlanmak için Başkan Erdoğan’ın vurguladığı gibi “kazan-kazan” modeliyle ilişkilerin yeni bir boyut kazanacağına inanıyorum. Bunun yolu Moskova’nın Suriye’deki üslerinin devam etmesinden geçtiğini düşünüyorum. Burada yapılacak anlaşmanın Türkiye garantörlüğünde veya ülkemizle istişare edilerek yapılması, bir daha Rusya’ya tam imtiyaz verilmemesi konusunda son derece dikkatli davranılmalıdır. Liman ve askeri üslerin sınırlı kullanmasını öngören yeni bir anlaşma hazırlanmalı. Böyle bir anlaşma birçok kişi için can sıkıcı ve anlamsız gibi gözükse de bu durumun uluslararası ve devletlerarası ilişkilerde son derece normal olduğu unutulmamalıdır. Bizim raconumuza ters gelmiş olsa da devletlerin çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir zaman uzun soluklu dostları ve düşmanları olmaz.

İşin özü Suriye Rusya’nın gücüne ve silah sanayisine, Rusya’da Suriye’nin Akdeniz’deki liman ve hava üssüne muhtaç.

Diğer Makaleleri