Şair ve yazar Metin Ünlü’den yazmak üzerine güzel bir şiir denemesi
Az yazdım uz yazdım dere tepe düz yazdım.
Dönüp baktım ki bir kelime boyu destan yazdım.
Beşeri faaliyetlerin en kışkırtıcısı belki de yazmak.
Gecenin en tenha anına uzatıvermek bir sözcüğü... Sonra geriye bakmadan ağlamak…
Hangi zihinlerin hangi kıvrımlarına tutsak olacak diye kahırlanmak.
Demenin rahatlığıyla beraber bir kere demiş olmanın tedirginliğini mezcetmek.
Ruhunu gıdıklayan duyguları peşine takıp beğendiğin urbaları giydirmek her birine en yakınındaki kelimeler butiğinde.
Ruhun muradına mı erdi.
Yoksa kara yazgısına mı verdi olanları?
Yazarı biteviye huzursuz kılan da bu gizemdir işte.
Yazmak en cesur fiillerindendir bütün bir beşeriyetin.
Ruhunuzun bir anını fotoğraflayıp kamuya açmaktır.
Yazar olmasaydı insanların insanı tanıması mümkün olmayacaktı.
Yazılmasaydı dilsizleşecekti alem.
Boşuna yazgı demiyor Osman Koca…
Her yazarın bir rol modeli vardır. Hayranlık duyduğu, taklit ettiği
Kıskandığı.
Ama herkes yekûn olarak kelimelerin sahibine hayrandır aslında.
Kimi farkındadır bunun.
Kimi gaflet içre bir hayranlık ayinindedir.
Yazmasaydım ne olurdu?
Güneş, mehtap, yıldızlar, karanlık, tan ağarması, gölge…
Gül, servi, dumanlı dağ başı…
Göz yaşı, gergin gözler,
Sen.
Nereden bilecektiniz mecnun hayalimin hamurunu?
Yazıyorum. Kalem ve yazının kutsandığı andan beridir yazıyorum.
Kelimelerin sahibi değilim ya biteviye yazıyorum.
Yazdıkça yazgımı fark ediyor
Yazdıkça yargımı pekiştiriyorum…
Kitabı kerim kıldığımı göstermek için çırpınıyorum.
Lakin…
Kitap benim için ne der?!
Rabbim yazım kitabından devşirmedir!
Rabbim…
Metin Ünlü, Bu ülke
Önceki Yazılar
Çocuk ve Kırmızı
" Bir Telaşın Hikayesi"
Ramazan ve Oruç
Vera