Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Kur'an'ın Gölgesinde

Abdulvahap KÖSESOY

12-12-2015

Bint-ul Şati: Aişe Abdurrahman ve Tefsir Anlayışı.
Giriş
Kur’ân (القرآن) 1436 yıl önce Hz. Muhammed vasıtasıyla insanlığa tebliğ edilen hayat kitabının en özel ismidir. Kur’ân insanlığın yol rehberidir. İnsanlık onsuz dalalettedir. Nitekim Kur’ân’ın nüzulünden önceki Arap toplumu bunun en büyük örneğini teşkil etmektedir. Elleriyle yaptıkları putlara taparlardı, kadına eşya muamelesinde bulunurlardı, kız çocuklarını sırf kız oldukları için diri diri toprağa gömerlerdi, faiz çok yaygındı, insan hakları çiğnenirdi, zayıflar ezilirdi, din ticaret amaçlıydı… Bu yüzden de o dönem ‘Cahiliye devri’ olarak isimlendirilmiştir. Fakat Kur’ân geldikten sonra yeni bir toplum anlayışı oluşturuldu. Bu yeni toplumda; ‘tevhit’ esastı, yalnızca bir olan Allah’a kulluk edilirdi, adalet toplumun temel taşıydı, kardeşlik olmazsa olmazdı; Kur’ân, merhametliye, müsamahaya, çalışkanlığa, ahlaka, saygıya ve en güzel hasletlere bir çağrı olmuştu.

Kur’ân indiği ilk günden asrımıza kadar tefsire tabi tutulmuş ve anlaşılması zor yerleri açıklanmıştır. Kur’ân-ı Kerim’in ilk müfessiri hiç şüphesiz Hz. Peygamber’dir. Anlaşılması güç ayetleri ve Arapça olmayan kelimeleri ashabına açıklamış; ayetlerden ne murad olunduğunu tefsir etmiştir. Bu durum Kur’ân’ın ilk muhataplarının Arapça bilmedikleriyle alakadar olmayıp; tamamen Kur’ân’ın kullanmış olduğu dil ile alakalıdır. Çünkü Kur’ân yeri geldiğinde teşbih sanatından yararlanır; yeri geldiğinde kinayeli cümlelerden ve yeri geldiğinde de mecazi kullanımlardan istifade eder. Bu yönüyle Kur’ân, belağatın zirvesi olmuştur. Hz. Peygamber’den sonra her dönemde müfessirler ortaya çıkmış; yeni tefsir kitapları yazmışlardır. Bunlardan birisi de 20. yüzyılda yaşamış Aişe Abdurrahman’dır.

Aişe Abdurrahman Kimdir?
Aişe Abdurrahman 1913 yılında Mısır’ın sahil kenti olan Dimyat şehrinde dünyaya geldi. Dünyaya geldikten sonra kendisinin iki lakabı oldu. Bunlardan birisi babası Ali Abdurrahman’ın kızı için uygun gördüğü “Ümmü’l-Hayr” (iyilik anası) idi. Diğeri ise “Bint’ul-Şati” dir ki; daha sonra bu lakap ile meşhur olup; makalelerini bu müstear isimle kaleme yazacaktır. Çünkü o dönemde Mısır toplumunda kadınların makaleler yazması ya da toplumda söz sahibi olması ayıp karşılanıyordu. Bu yüzden kendisine bu lakabı uygun buldu.

1934 yılında liseyi dışarıdan bitirdikten sonra Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili Bölümü’ne kayıt yaptırdı. 1939 yılında bu bölümden mezun oldu. Mezun olduğu yıl Edebiyat Fakültesinde Arap Dili bölümünde asistan olarak göreve başladı ve 1941 yılında yüksek lisansını tamamladı. Daha sonra Taha Hüseyin’in danışmanlığında 1950 yılında doktorasını tamamladı. Ayn Şems Üniversitesinde doktor olarak göreve başladı ve 1957 yılında aynı üniversitede doçent, 1962 yılında profesör oldu.

Toplumda edebiyatçı, şair, düşünür ve müfessir olarak tanınan Aişe Abdurrahman 1998 yılı hakkın rahmetine kavuştu.

Aişe Abdurrahman bir ömre nice ömürler sığdırmayı başarmış bir kadındır. 20. yüzyılda Kur’ân’ın önemli düşünürlerindendi. Kadın olması onun Kur’ân ilimleriyle meşgul olmasına engel değildi. Bunu bilerek yola çıktı ve bu çıktığı yol ne kutlu bir yol idi.

Aişe Abdurrahman’ın Tefsir Anlayışı
Aişe Abdurrahman akademisyen olmanın yanında, aynı zamanda halkın dertleriyle dertlenmiş, insanları bilinçlendirmiş ve yeri geldiğinde halkın sesi olabilmiş aydın kimliğe sahip bir şahsiyettir. Arap dünyasındaki çeşitli üniversitelerde Tefsir dersleri vererek yeni bir Kur’ânî nesil oluşturma çabası içerinde olmuştur.

Aişe Abdurrahman, Kur’ân üzerinde yapılan çalışmaları ikiye ayırmıştır: Bunlardan birisi ‘Kur’ân’ı Anlama’dır ki bu tüm Müslümanların görevidir. Çünkü Kur’ân âlemlere ve tüm insanlığa nazil olmuş bir kitaptır. Dolayısıyla her Müslüman bilgisi dâhilinde Kur’ân’ı anlayabilir. Diğeri ise Kur’ân Tefsiridir. Bu ise uzmanlık isteyen bir alandır. Bazı ilimleri öğrenmeyi gerekli kılmaktadır. Arapça bilmek, İslam Tarihi’ni ve Siyer’i bilmek bu ilimler arasındadır.

Mısırlı Aişe Abdurrahman, “Dil-bilim” olarak bilinen tefsir akımının önde gelen temsilcilerinden biridir. Yazılarında, Kur’ân’ı Kerim’in kendine özel bir dil olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla Kur’ân’ı Kerim’de geçen kelimeleri ve cümleleri doğru anlamamız için Kur’ân’ın kullanmış olduğu dil yapısını incelememiz gerekmektedir. Aynı şekilde Aişe Abdurrahman’a göre Arapça’nın Kur’ân’a yön vermesi doğru değildir; bilakis Kur’ân’ın Arapça’ya yön vermesi gerekmektedir. Çünkü Kur’ân özel bir dil kullanır. Ona göre Kur’ân’ı Kerim ayetlerinin daima Arapça dilbilgisi (sarf, nahiv, belağat) kurallarına uyması şart değildir. Çünkü bu eserler Kur’ân’ı Kerim nazil olduktan sonra olmuştur.

Aişe Abdurrahman ilmî kişiliğinin yanında ‘eleştirici’ özelliği de vardır. Klasik ve çağdaş tefsirlere eleştirel bir gözle yaklaşmaktadır. Çünkü O’na göre gerek klasik eserlerde gerekse de çağdaş eserlerde zikredilen bazı noktalar Kur’ân’ın gelmiş olduğu hakikatler ile çelişmektedir. Dolayısıyla kabul edilmemesi gerekmektedir. Aişe Abdurrahman’ın tefsir kitaplarında kabul etmediği konuların başında İsrailiyat gelmektedir. Onun tefsir anlayışında “İsrailiyat”a yer yoktur. Çünkü İsrailiyatın teferruat olduğunu düşünmektedir. Bu ise gerekli değildir. Nitekim Kur’ân da buna önem vermemiştir. Bir diğer mesele ise gayb ile ilgili haberlerdir. Aişe Abdurrahman’a göre gaybî meseleler hakkında fikir yürütmek gereksizdir. Bu yüzden tefsir kitaplarında geçen bazı gaybî meseleleri ve bu meseleleri kitaplarına yazanları eleştirmiştir. Eleştirdiği bir diğer konu ise “tabii bilimler ağırlıklı tefsir akımı” olmuştur. Aişe Abdurrahman, çağdaş bilimsel bulgularla Kur’ân’ı Kerim’in tefsir edilemeyeceğini söylemiştir. Bu akıma göre Kur’ân, gelecek buluşlardan 1400 yıl önce haber vermiştir zaten. Örneğin uçağın bulunuşu Kur’ân’da zaten vardır. Aişe Abdurrahman bu görüşü şiddetli bir şekilde eleştirmiştir. Bunun Müslümanların aşağılık kompleksinden kaynaklandığını söylemiştir. Üstelik bunu söylemek aynı zamanda Hz. Peygamber’in ve ashabının Kur’ân’ı gereği gibi anlamadığını söylemektir.

Kur’ân, insanlığa indirilmiş bir kitap olmasından dolayı; Aişe Abdurrahman’a göre insanın iyi incelenmesi gerekmektedir. Bu yüzden Kur’ân, insana özel vurguda bulunmuştur. İnsan fıtratıyla çelişen konuların kabul edilmemesi gerektiğini düşünmüştür.

Aişe Abdurrahman ve Tümevarım Metodu
Tümevarım metodu Aişe Abdurrahman’ın tefsir metodunu oluşturmaktadır. O’na göre Kur’ân’da geçen bir kelimenin ne manaya geldiğini anlayabilmek için bu kelimenin geçtiği tüm ayetlerin incelenmesi gerekmektedir. “Örneğin “آنس” ve “أبصر” kelimeleri müradif kelimeler olarak açıklanmaktadır. Ancak Kur’ân ıstılahında آنس olguyu mücerret olarak görmenin ötesinde, olguya yakınlık duyma, ilgi duyma anlamlarını ihtiva eder.”1 Dolayısıyla Kur’ân’ı Kerim’de geçen kelimelerin yalnızca sözlük anlamıyla anlaşılamayacağı, Kur’ân bütünlüğü içerisinde incelenmesi gerektiğini söylemiştir. Aişe Abdurrahman bu metot üzerinde özelikle durmaktadır. Kaleme aldığı eserlerde bunun vurgusunu sıkça yapmaktadır.

Sonuç:
Aişe Abdurrahman, Kur’ân anlaşılması ve yaşanması için çaba sarf etmiş nadir insanlardan birisidir. Küçüklüğünden itibaren ilme merak duymuş; İslam âleminin sorunları üzerinde durmuştur. Bu sorunlara Kur’ân penceresinden cevaplar aramıştır. Aynı zamanda Tümevarım metodunu başarılı bir şekilde uygulamıştır. Kur’ân’ı parçacı ele alan görüşlerden uzak durmuş ve bunun Kur’ân’ın anlaşılmasında bir engel olduğunu yazılarında vurgulamıştır. Yeri geldiğinde geleneksel; teri geldiğinde de çağdaş tefsirleri de eleştirmiştir.
Kur’ân ile bir ömür geçirmiş olan Aişe Abdurrahman’a Allah’tan rahmet diliyoruz.

·Detaylı bilgi almak isteyen Mehmet Akif Koç’un “Bir Kadın Müfessir: Aişe Abdurrahman ve Kur’ân Tefsirindeki Yeri” kitabına bakabilirler.
1- KASAS 29, TAHA 10, NEML 7, NİSA 6. Ayrıca “Bir Kadın Müfessir: Aişe Abdurrahman ve Kur’ân Tefsirindeki Yeri” Mehmet Akif Koç
Abdulvahap Kösesoy
2014 – Eyüp



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!