Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Gençlik İdeali

Ebuzer KARAKOÇ

01-11-2014

Gençlik İdeali
Son yıllarda yaşadığımız sokak olaylarının nedenleri üzerine ciddi olarak düşünülmesi ve çözümler aranması gerekmektedir. Yaşanılan olaylarda özellikle gençliğin etkin olarak kullanılması geleceğimiz açısından insana tedirginlik veriyor.

Kendini yetiştirerek, yarınlar için umut olma gayesi taşıyan Müslüman Gençler unutmamalıdır ki; bizler geçmişinde acı darbeler, içten ihanetler yaşamış, kendi öz evlatlarının birbirleri ile kavga etmesinden yorgun düşmüş bir milletin evlatlarıyız.

Ülkemizde yaşayan gençliğin geçmişte yaşanan çatışma ortamlarına sürüklenmesi, sokak eylemlerinde ortalığı yakıp yıkması bizlere önemli bir sorumluluk yüklüyor. Bizler daha çok gayret ederek, daha çok gence ulaşmalıyız. Gençliğimizi Hakk’a ve hakikate sevk eden davetçiler olmalıyız. Davetçi kimliğimizi her ortamda ortaya koymalı ve Müslüman bir davetçinin ahlakı ile ahlaklanmalıyız.

Davet sorumluluğumuzu yerine getirme konusunda mazeret üretme ve şikâyet etme hakkımız yoktur. Bizler biliyoruz ki insanları hayra çağıran ve güzel işler yapan kimseler huzur-u mahşerde sevgili peygamberimizin sancağı altında toplanacaktır.

Müslüman bir genç, okul hayatını sadece iyi bir iş elde etme gayreti olarak görmemelidir. Kendini mesleki anlamda yetiştirirken aynı zamanda ahlakını güzelleştirmek ve birikimini arttırmak için de gayret göstermelidir. Bizler eğitim hayatını sadece masa başında kolay yollardan çok para kazanmaya hazırlanmak olarak göremeyiz. Bu anlamda okul dönemlerinde bizleri yetiştirecek sohbet ortamlarını önemsemeli ve bu ortamlardan nasiplenmek için gayret etmeliyiz.

Davası ve idealleri olan Müslüman bir genç, zorluklar karşısında pes etmez. Hayatın zorlukları karşısında çağının şahidi olan Müslüman bir genç, çevresindekilere yol gösterici ve aydınlatıcı fener olur. Dava ve davet aşkıyla alev olup yanar. Fakirlerin, yetimlerin, kimsesizlerin yoldaşı olur. Onlara kol kanat gererek sahip çıkar.

Aklı kıt, inancı zayıf olanlar Müslüman genci bu halinden ötürü kınayacak hatta karşı duracaklardır. Kınayıcının kınamasına aldırmadan temsil ettiğimiz değerlere sahip çıkmalı, dinimizi iyi anlamalı, doğru kaynaklardan beslenmeli, Kur’an ve sünnete göre hayatımızı tanzim etmeliyiz.

Peygamberimizi ve ashabını iyi analiz edip kendimize örnek alacağımız sahabeler seçmeliyiz. Ahlakımızı güzelleştirecek, birikimimizi arttıracak aksiyoner yapıya sahip olmalıyız. Bulunduğumuz ortamlarda yönlendiren, şekillendiren öncü kimseler olmak için gayretle çalışmalıyız.

Bizler biliyoruz ki rabbimiz öncülerden övgüyle söz etmiştir. Hak davaya inanmış ve bu yola revan olmuş Müslüman bir genç, şahsiyetini fedakârlık şuuru ve hizmet aşkıyla besleyip, kendi toplumunda iyiliğin çoğalması ve kötülüğün azalması için gayret gösteren kimsedir.

Eğer gerçekten inanarak gayret edersek başarılması çok zor gözüken işleri rabbimiz bizim için kolaylaştıracaktır. Geçmişte nice az topluluk inanarak ve yalnızca Allah’a güvenerek nice zor işleri başarmıştır. Kendimize rol model olarak seçebileceğimiz tarihimizin altın yapraklarında pek çok örnek şahsiyeti bulabiliriz. Hz. Âdem’den günümüze kadar başta peygamberler olmak üzere Salihler, Sıddıklar, Şehitler kişilikleri ve adaletleri ile gönüllerde hiçbir zaman yıkılmayacak tahtlar kurmuşlardır.

Anadolu’ya İslam sancağını taşırken ordusunda her milletten mücahit bulunduran Sultan Alparslan, çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet, cengâverliğiyle İ’lay-ı Kelimetullah’ı üç kıtaya taşıyan Yavuz Sultan Selim milletimizin tarihinden hemen aklımıza gelen örneklerdir. Geçmişte yeryüzünü imar ederek şanlı bir medeniyet kuran ecdadımızın bizlere bıraktığı emanete sahip çıkmalı ve çağımızda inşa edilecek medeniyet sarayına ilk tuğlaları koyan Müslüman gençler bizler olmalıyız.

Bizler biliyoruz ki bütün yeryüzü bizim için mescit kılınmıştır. Bunun manası, batıda Meksika kıyılarından, doğuda Çin Denizine kadar; güneyde Ümit Burnundan, Kuzeyde Buz Denizine kadar İslam’ın yeryüzünü ihya edecek soluğunu dünyanın dört bir tarafına yayma aşkına sahip olmaktır.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım. Nasıl ki doğmakta, büyümekte elimizde değilse ölmekte elimizde değil. Bu gözle görülür bir gerçektir. İşte bu yüzden altın değerindeki gençlik yıllarımızı malayani işlerle, gönül eğlendirerek değil; Hak için hakkını vererek geçirmeye gayret edelim.

Takdir-i ilahi gereği her dakika ölüme koşarken; ancak bizden sonraya kalacak hayırlı işler yaparsak zamanı yenebiliriz. Bunun için, ümmet olma bilinci ile bilinçlendirmeye ve birleştirmeye gayret edelim. Şüphesiz bu uğurda dökülen her damla ter ve kan mutlaka sonuç verecektir.

Rabbim hak olanı yapmayı ve sıratı müstakimde kalmayı bizlere nasip eylesin, bizleri utandırmasın inşallah.

Selam ve dua ile…


Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!