Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Neye niyet, kime hizmet?

imh.org

05-02-2014

Neye niyet, kime hizmet?
Pir Sultan Abdal, 'siyaset günleri gelip yetmeden' diye seslenir. O günler, maalesef, geldi, yetişti. Devamını da Karacaoğlan söylesin: 'Cevheri de denk ettiler samana.'
Sadece insanlar değil, yaşamanın kendisi de değişiyor. Kokmuşa, tuzun bir faydası olur mu? Olmaz. Hem biliyor, hem yaşıyoruz; bin yapıcı, bir yıkıcıyla başa çıkamaz.
Bir Trabzon sözü, 'ağaç düşer de yakınına yaslanır' der. Sözün demesi. Hemen soralım: Yakınımızda kimler bulunuyor? Bir fikir versin diye hatırlatalım: Bugün, Başbakan'a yakın olan bazı isimlerin birkaç sene önce yazdıklarına, yaptıklarına bir bakın. Bu da İçel ilinin Silifke ilçesinden derlenen bir atalar sözü: Denize düşen köpüğe sarılır.
Elbette insan insana muhtaçtır. Tek elle alkış bile olmaz. Ancak protesto.
Ve cemaatin yaşadığı en ciddi sıkıntı yahut eksiklik: Birkaç istisna hariç, ortak kabul görmüş şair, öykücü, romancı, hatta münevverden yoksun olmaları. Sözlerine itibar edilen. Devşirme isimlerle, malzemelerle de bu kadar oluyor. İşin aslı, kâğıtları var, kalemleri yok. Fitnenin bu derece ileri gitmesi, öncelikle, benzer hassasiyetleri taşımayanların yazdıkları ve konuştuklarıdır. Neye niyet, kime hizmet?
Hakkaniyetli olalım. Bu vaziyete, iktidara yakın duran kimi isimleri de dahil etmek gerekiyor. Size imkân olarak bakanlar, karaya ak demekte bir sakınca görmezler. Onların ipi bile yoktur. Diyelim ki, ateş ateşi söndürmez. Gerçi, yakmaz da. Yananlar, masumlar, vatanını ve milletini sevenler, yani samimi insanlar olur.
Mesele geliyor, bir ekip kurmak, bir kadro oluşturmak bahsinde kilitleniyor. Bir takım kurar gibi. Yedekleriyle beraber. 'Yedir beni, öveyim seni' demeyecek. Medeniyet için niyet şarttır. O şartı taşıyacak.
Bugün, iktidar partisinin bir kadro hareketi olmadığı, ekibini tam manasıyla kuramadığı daha iyi görülüyor. Uzun yıllar Kültür Bakanlığı yapan siyasetçinin son pozisyonu, bana kalırsa, en 'iyi' örnektir. Peşpeşe 'dökülen' dahiliye nazırları da.
Bunu, Yeni Şafak gazetesinde yazan biri olarak söylüyorum. Niyetim halistir. Başbakan Erdoğan'ın yalnızlığını, ilk olarak, Gezi olayları sırasında fark etmiştim. İnsanlarla işbirliği yapmak kolaydır. Zor ve kıymetli olan, kader kardeşliğidir. İşte bunun eksikliği vardı. Elini sevip de taştan uzak duranların sayısı, durmayanlardan daha çoktu.
Şimdiye gelirsek. İki ebe, bir çocuğu topal edermiş. Paralel devlet iddialarına da buradan bakmak, yaklaşmak lazım. Çocuk, istikbalimizdir, ülkemizdir. Onu büyütmek, birinci vazifemizdir. Ayrıca, yıkılan ağaca balta vuran çok olur. Bunun için uzak yerlerden bile gelirler. Asla üşenmezler.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...

 



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!