Medeniyet TV

Sosyal Ağ

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Yeni Anket

    Küresel Sistemle Yüzleşen Türkiye'yi Nasıl Bir Gelecek Bekliyor.

  • Türkiye bölgesel bir güce dönüşecek.

  • Küresel güçler ve yerli figüranlar bağımsız Türkiye'ye izin vermeyecek.

  • Türkiye üzerine oynanan oyunları halk boşa çıkaracak.

  • İç ve dış vesayetlerden kurtulmak isteyen Türkiye'yi zorlu günler bekliyor.

Rahmet Yolunun İzdüşümü

Abdulkadir SEVEN

16-02-2013

Rahmet Yolunun İzdüşümü
Rahmet yoluna vurursun ayaklarını. Kulluktur derdin, derdi olanlarla el tutmak ve halleşmektir sende olanla. Geceler yoldaşındır. Karanlık kuytu sokaklardan geçersin, ıssız gecelere ışık olur kalbin. Elinde adeta fener taşır, birer birer kapıları çalarsın. Ruhunda azık olarak ne varsa, katıksız- içten- riyasız paylaşmanın derdini taşırsın.

Sırtında parkan, yağmur sicim gibi, kolunun arasında ders notların. Saç ve sakalından dökülür rahmet damlaları. ''İşte bu akşam sizdeyiz kardeşler. Haydi, toplanın ALLAH’DAN bizlere haber var...”

Gençler -liseliler- işten bitap düşmüş ayaklarını derse zorla sürükleyenler... Akşam mesai bitimi sohbete aç karınla koşanlar. Karın aç, ruhu daha aç. Adeta ırmağa susamışçasına...

Anlat! 

Anlat! Ey hocam! 

Rabbimin kelamından iki satır anlat ki açlığımı gidereyim. Efendim (S.A.V) iki taş bağlamış karnına açlığını bastırmak için. Ebu Zer çöllere iz bırakmış Tebuk Ordusuna yetişeyim diye. Bahaddin Yıldız Afgan dağlarında yetimlerin başını okşarken rahmet izi bırakmış bir kuş misali... Parçalanmış her bedenine tayyar demişler; kitabının adını ''Karda Ayak İzleri'' koymuş.

Sahi kardelen çiçekleri neden karın soğuğunu deler de geçer?

Bilmem ki, vardır bir hikmeti! Tek bildiğim bu yolda öylesine diri kalmalıyız ki, ardımıza bakmadan, dökülenlere ahu figan etmeden, her güne yeniden merhaba diyerek yol almak.

Onca yoksulluğuna, o günün açlığına, yol parasını dahi bulamadan uzun metrajlı kuytu yolları aşarsın. ''Yeter ki aşılan yüreğim olmasın'' diye.

Ayakkabının altı delinmiş. Su sızıyor çoraplarına. 

Aldırma yürü(!)

Yeter ki şeytan sızmasın kalbinin ince ayarlarına.
 
Yorgun düşmüş bedenin. ''Otur! Kaldırımlar seni bekler. Az soluklan ve tefekkür eyle. Yolun uzun, anlatacak daha çok insan var.''

Üşüyor bedenin. Parkanın altından su sızmış, terle karışmış gömleğine.

Kim bilir bugün kaç kapıya gideceğiz. Kimlerin katılaşmış kalbinin atar damarlarına kan pompalayacağız... Kimlerin derdine, sofrasına, sıcak çayına ortak olacağız. Hangi sobanın başında elbiselerimizi kurutacağız. Yeter ki kalplerimiz kurumasın, enerjilerimiz dağılmasın diye.

Halleşme biter, ders sonlanır. Bugündür sadece son olan. Bir daha(!) işte yeniden bir daha(!)... Birileri ardımızdan gelecek ve onlar da bir daha mühürlenmiş kapıları açacak.

Saat geceyi kucaklarken sen karanlık sokağın yolunu soluklarsın. Yağmura aldırış etmeden ders notlarını parkanın içinde muhafaza edersin. Karanlık yollar, ıssız araziler, sadece duyulan köpek uğultusu, birde yağmur damlalarının asfalt yola bıraktığı sert vuruşu.

Nefesin tutulur, kalp ritimlerin bozulur... Daralır nefesin ve ağır adımlarla yol alırsın. Düşer bedenin yağmur suyuyla yıkanmış asfalt betona. Saçların asfaltın suyuna karışır. Ders notlarındaki mürekkep izleri suyla yıkanır ve silinir hece hece.
 
Silinmeyen sadece ve sadece ''Rahmet Yolunda bıraktığın izdüşümüdür.'' Bedenin son çırpınışını verirken Azrail’e, adeta usulen alınır ruhun. Dilinden dökülen tek cümle:

EŞHEDU ENLE İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RESULULLAH.



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Abdulhamid
    17-03-2013

    Toplum olarak O kadar çok okuduk ki büyük puntolu yazıları, sloganları.Duygu yüklü yazıları özler olduk. Bu yazı içimizdeki depreşmeleri gün yüzüne çıkardı. Allah yolunda hizmet ederken ''İz Düşümü''nefesinin son anına kadar istikamette kalabilmek, kesintisiz mücadele etmek hayat şartları zor olsa da inşallah bu zorlukları aşacağız. Sayın Editör, Abdulkadir Seven kardeşin başka yazıları varsa alabilir miyiz? Hasseten bu tarz yazılarının olması ümidiyle.

  • Berfin
    12-03-2013

    Selam Aleyküm ''İşte bu akşam sizdeyiz kardeşler. Haydi, toplanın ALLAH’DAN bizlere haber var...” Anlat! Anlat! Ey hocam! Rabbimin kelamından iki satır anlat ki açlığımı gidereyim. Sahi kardelen çiçekleri neden karın soğuğunu deler de geçer? Nefesin tutulur, kalp ritimlerin bozulur... Daralır nefesin ve ağır adımlarla yol alırsın. Düşer bedenin yağmur suyuyla yıkanmış asfalt betona. Saçların asfaltın suyuna karışır. Ders notlarındaki mürekkep izleri suyla yıkanır ve silinir hece hece. Silinmeyen sadece ve sadece ''Rahmet Yolunda bıraktığın izdüşümüdür.'' Bedenin son çırpınışını verirken Azrail’e, adeta usulen alınır ruhun. Dilinden dökülen tek cümle: EŞHEDU ENLE İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RESULULLAH. Allah razı olsun Abi. Okurken çok duygulandım ve öyle bir daldım ki düşüncelere ... Söylemek isretipte söylemediklerimiz, hayır hayır belkide ifade edemediklerimizdir bu cümleler... Kalpten kalbe süzülen .. Anlatmadan, yazmadan bir ben buldum burada.Eminim okuyan herkes birşey almıştır.Ben "olamadığım ben"i buldum.Varolun ve hep varolsun siz gibi kardeşlerimiz.Rabbim çokça razı olsun.

  • Abdulkadir Seven
    06-03-2013

    Rabbim sizlerdende razı kalsın değerli kardeşlerim. İslami düşünce pratize edilmeden salt dilde kaldığı müddetçe gırtlaktan aşşağıya asla inmeyecektir. allah şahiddir ki davet ve İrşat çalışmasından daha leziz,kardeşlik paylaşımından daha izzetli bir hayat tarzı bilmiyoruz. İzzetin efendisi ümmetine böyle öğretti. -Sen! sokak-sokak, semt-semt dolaşacaksın. Kapıları birer birer çalacaksın ve tebliğ edeceksin. Her tebliğ edişinde Güneşin üzerine daha farklı doğduğunu hissedeceksin. O zaman işte bu hizmetin güzellği hücrelerine nufüz edecek. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle ifade buyurmuştur: “Müjde olsun o kula ki, bineğini alıp Allah yolunda cihada ve hizmete çıkar. Başı açık, ayakları toz toprak içinde var gücüyle bu yolda koşar. Kendisine ordunun önünde gözcülük verilse onu hakkıyla yapmaya çalışır. Eğer ordunun arkasında geri hizmetleri verilse onu hakkıyla yapmaya çalışır. İleride veya geride hangi iş verilse o işin gereğini yapmakla meşgul olur.”(Buhârî, Cihad)(Hüseyin Taşkın kardeşimizden alıntı) Leyla Altun kardeşimiz Rabbim size ve eşinize merhamet eylesin. Sizden ricamız sitemizin altında kurumlarımızın linkleri var. Oraya tıklarda bulunduğunuz adrese yakın olan Kurumumuzu ararsanız inanıyorum oradaki kardeşlerimiz size yardımcı olacak ve eşinizi bu hizmette inşallah tekrar bulacaksınız.Rabbim sizinle olsun. Yığınla bu tarz insana rastlıyoruz.Kesintisiz kulluk muhabbeti bahş eylesin mevlam sizlere. Bu pazar Önden Gidenlerimizi yad eyledik. O güzel insanlarımız yılmadılar. Sabırla atlarını kimsenin gitmediği kuytu yollara sürdüler. Mevlamda onlara en güzeliğiyle hayatlarını sonlandırdı. Sıra bizde kardeşler. Çunkü allah yolunda ticareti düzgün nice erlerden bahs eder. Bizde en güzel şekilde inşallah ticaretimizi yapmanın derdinde oluruz.. selam ve dua ile kardeşlerim.

  • El-İntizar ..
    05-03-2013

    Sahi kardelen çiçekleri neden karın soğuğunu deler de geçer? Bilmem ki, vardır bir hikmeti! Tek bildiğim bu yolda öylesine diri kalmalıyız ki, ardımıza bakmadan, dökülenlere ahu figan etmeden, her güne yeniden merhaba diyerek yol almak. Onca yoksulluğuna, o günün açlığına, yol parasını dahi bulamadan uzun metrajlı kuytu yolları aşarsın. ''Yeter ki aşılan yüreğim olmasın'' diye. ''Yeter ki aşılan yüreğim olmasın'' diye. Öyle ya ..Kardelen çiçeği gibi dipdiri ve dimdik toprağı delerek yer-yüzüne,güneşe ulaşabilenler herşeyden önce yüreğinin nerede olduğundan emin olanlardı,bedenleri başka yerde olsa da .. herşeyi aşıp ardında bırakanlardı ..birtek yürekleri aşılmamıştı ..ki bu aştıkları zorlukların karşılığında onlara Rahman'dan armağandı .. Rabbim yüreklerimizi olması gereken yerde sabit kılsın.. bize değerlerimizi hatırlatan bu değerli yazı için Rahman razı olsun Abdulkabir abi ..

  • Zeynep Yılmaz
    02-03-2013

    Rahmet yolunda iz bırakmak,aklıma "O erler ki, gönül fezasındalar, Toprakta sürünme ezasındalar. Ne cennet tasası ve ne cehennem; Sadece Allah'ın rızasındalar." dizelerini getirdi bu değerli yazı.Ömrünü Allah yolunda harcayıp heba etmek,üstelik arkada yine ömrünü Allah yolunda feda edecek insanlar bırakabilmek çok çok güzel olsa gerek...İnşaallah bizlerede nasip olur bu şekilde güzel bir ömür sürüp kelimei tevhidle yine aynı yollarda Allah ile vuslat...Allah razı olsun bu güzel yazı için...

  • Leyla Altun
    28-02-2013

    okurken o kadar çok duygulandımki nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Eşim üniversitedeki kardeşleriyle hergün sohbetlere gider benide teşvik ederdi. O dönemde o kadar sıkılgandım ki eşimin arkadaş eşleriyle birtürlü tanışamazdım. Her eve geldiğinde şehadetten, allaha yakinilikten bahs ederdi. Şehid olacakmış gibi yaşardı. Şimdilerde ise maddi durumumuz o kadar iyiki gelin görün eşim sohbetleri bırakın namaz dahi kılmıyor. Onca uyarıma rağmen nefsinin kibrini kıramıyor. Şimdilerde ise ben ve çocuklarım sohbetlerdeyiz ama onu nasıl çekeceğimi inanın bilmiyorum. O kadar çaresizim ki. allahıma hergün dua ediyorum inşallah ıslah olurda kendine gelir. Allah cümle ümmeti muhammedi yolundna ayırmasın. Ne para ne pul insanı kurtarıyor.

  • Hüseyin Taşkın
    22-02-2013

    Okurken kendimi derin bir tefekkürün içinde buldum.İslama hizmet ederken tökezleme ve yorgunluk belirtilerinin bizleri yıkmasına izin vermeyeceğiz. Her güne, sabaha merhaba diyerek yola çıkacağız.Hizmette iş ve yer seçilmez, verilen hizmet çeşidi ne olursa olsun onu ihlâs ve samimiyetle güç yettiği kadar yerine getirmelidir. Önemli olan Allah rızası için hayırlı bir işin içinde olmaktır. Hayırlı işlerde başkan olmak bir maharet olmadığı gibi, geri hizmetlerde koşan birisi olmak da utanılacak bir şey değildir. Gönlü Allah’a bağlı olan kimsenin hizmette nasıl davranacağını Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle ifade buyurmuştur: “Müjde olsun o kula ki, bineğini alıp Allah yolunda cihada ve hizmete çıkar. Başı açık, ayakları toz toprak içinde var gücüyle bu yolda koşar. Kendisine ordunun önünde gözcülük verilse onu hakkıyla yapmaya çalışır. Eğer ordunun arkasında geri hizmetleri verilse onu hakkıyla yapmaya çalışır. İleride veya geride hangi iş verilse o işin gereğini yapmakla meşgul olur.”(Buhârî, Cihad) Bu hâl gerçek hizmet ehlinin ahlâkı olmalıdır. Bu gün amir olan yarın memur olabilir. Bir yerde müdürlük yaparken, öbür yerde tuvaletleri yıkamak, yolları temizlemek, sırtında çuval taşımak, soba yakmak, misafirlere hizmet etmek gerekebilir. Hizmet ehli, her iki işi de gönül hoşluğu ile yapar, kimseden utanmaz, yaptığı işi basit ve gereksiz görmez. Amir iken kibre düşmediği gibi, Mü’min kardeşlerine, fakirlere hizmet ederken de basit bir iş yaptığını düşünmez. Bu şuurla allaha hizmet etmekten geri durmuyacağız.

  • Mustafa
    18-02-2013

    Selamun Aleykum. Rabbim sizden razı olsun Abdulkadir Ağabey, Sizin gibi bu yolda durmaksızın,gevşemeksizin mücadele eden ağabeylerimizin bu tür yazıları kaleme alması bizi daha çok etkiliyor ve yüreğimize dokunuyor.. Bu yolda böyle bir iz bırakabilme umuduyla... Selam ve Dua ile

  • musab
    18-02-2013

    Susmayın anlatın midesi tok ruhu aç bu ümmete hakkı, hakikati , mücadeleyi,direnmeyi rahmete duçar olabilmek için iz bırakabilmek için rahmet yolunda ..

  • Selami Ates
    17-02-2013

    Hicbir engeli aldirmadan, seytana kulak vermeden sadece O'nun rizasini gözeterek girmek gerek bu yola.. Ölye erler bu rahmet yolunda izler biraktiki bizler bu izleri kalbimizde hisederek onlarla birlikte ciktik yola... Onca islama susamis ac ve susuz insanlar varki "Rabbimin kelamından iki satır anlat ki açlığımı gidereyim." diye ahu efgan eyleyen.. Bu yazi beni gercekten cok etkledi. Rabbim yazan ve bizle paylasan hocamizdan razi olsun... acaba bizlerde bu rahmet yolunda iz birakanlardanmiyiz?