Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

İletişim Çağında Gerçek İletişim

Süleyman ÖRİKLİ

26-01-2013

İletişim Çağında Gerçek İletişim
İlk muhatap alındığımızda başladı her şey aslında. O bizi muhatap almış bizimle iletişime geçmişti. Sorusunu sormuş, bize gerçek iletişimin ne olduğunu öğretmişti. “Evet” dedik her birimiz, o gerçek iletişimin verdiği tatla, huzur sarhoşluğuyla. Sonra atamız cennette idi. Gerçek muhatap, atamızın yanına atamızdan olan başka bir muhatap daha vermişti, birlikte mutlu olsunlar diye. Ve böyle başladı insan insana iletişim. Konuştular, kaynaştılar, hatta hatada anlaştılar bir baktılar ki dünyadalar. Boyunlarını büküp gerçek muhataba döndüler ve onunla iletişime geçtiler. “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer Sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen şüphe yok ki, biz hüsrana uğrayanlardan oluruz.” dediler. O yüce varlık atamızı ve anamızı yeniden muhatap aldı, iletişimlerine cevap verdi.

Atamız ve anamız fark ettiler ki kendi içleriyle olan iletişimleri onları O’na götürüyordu. Birbirleriyle iletişim kurduklarında hem huzur buluyorlar hem de O’nu hatırlıyordular. Çevreleriyle, doğayla, gökle, yerle iletişime geçiyordular, hem kendi değerlerini anlıyorlar yine O’na varıyorlardı.

 Yıllar yılları kovaladı ve insan her zamanki gibi, tıpkı atası anası gibi yine unuttu. Kendisiyle, hemcinsiyle, tabiatla, çevresiyle sonuçta kendisine O’na ulaştıracak her şeyle iletişimini kopardı. İletişim kurmayı unuttu. Gerçek muhatap her defasında insanoğlunun kendi cinsinden bir yiğit gönderdi iletişimi hatırlatmak için. Kimi iletişimini doğru kurdu kimi yanlışta ısrar etti.

Ve insanoğlu modern zamanlara ulaştı. Yaşadığı zamana “İletişim Çağı” dedi. Telefonu icat etti sesi bir yerden bir yere taşıdı. Radyo hayatımıza girdi. Yaşadığımız bölgeden, dünyanın herhangi bir yerinden haberdar olur olduk ses vasıtasıyla. Görüntüyü bir yerden bir yere taşıdı insanoğlu sonra. Sesin yanına görüntü eklendi. Daha bir güzel, daha bir kalıcı oldu dünya ölçeğinde iletişim. Cep telefonları, internet derken artık dünyanın öbür ucunda bulunan ufacık köydeki, ufacık tefecik bir çocukla iletişim kurabilir hale geldi mutlak varlığın muhatabı olan insan.

Dünya ölçeğinde yüzlerce İletişim fakülteleri kuruldu. Yüzbinlerce sayfa araştırma, rapor, iletişim teknikleri yazıldı. Yüzbinlerce insan iletişim kurma eğitiminden yararlandı. Fakat gel gör ki bu kadar son teknolojiye rağmen, bu kadar bilgi birikimine rağmen, yaşadığı zamanı İletişim Çağı diyecek kadar bu konuda gelişmiş olmasına rağmen insan hala o ilk iletişim tadını lezzetini bulduracak iletişimi kuramadı. Kişi, kendisiyle iletişiminden tutun, arkadaşlarıyla, eşiyle, iş arkadaşlarıyla, ailesiyle, akrabasıyla, çevresiyle, dünyayla iletişim kaynaklı sorunlar yaşar hale geldi. İnsanın titreyip kendisine dönmesinin zamanı gelmişti. En azından yaşadığı çağın adının tam hakkını vermek için yapmalıydı bunu.

Sağlam ve etkili iletişimin temeli, insanın ilk önce kendisiyle kurduğu sağlıklı iletişime bağlıdır. İlk önce kendi kendisiyle olan iletişimi kurmalı ve düzeltmelidir. Kendini, iç dünyası, güzelliklerini, iyi yönlerini tanımaya çalışmalı, kimsenin mükemmel olmadığını kendisinin de mükemmel bir varlık olamayacağını anlamalıdır. Tıpkı atası ve anası gibi “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer Sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen şüphe yok ki, biz hüsrana uğrayanlardan oluruz.”  tam da işte bu bilinç; ben mükemmel değilim, sana muhtacım “…eğer sen bizi bağışlamaz, merhamet etmezsen...”. Bu bilinçle insan kendisine verilen güzellikleri, yetenekleri kullanmalı, geliştirmelidir. İyi davranışlar üzerine odaklanırsan onlar artar kuralından yola çıkarak, kendi iç dünyasının güzellikleri, yetenekleri üzerine odaklanmalıdır.     
                     
Kendisiyle sağlıklı iletişimini kurmayı başarmış kişiler sağlıklı ilişkiler kurmaya aday kişilerdir. Onlarında önlerinde aşmaları gereken bazı engeller vardır. İletişim kurmak yaşanılan ortamdan bağımsız değildir. Toplumların oluşturdukları ahlak kabullerinden, sosyal hayattan, toplumun dilinden uzak olarak iletişim kurmak mümkün değildir. Muhataplar dilin ne söylediğinden öte nasıl söylediğine önem verir, ona göre yorum yaparlar ve iletişime geçerler. Ön kabuller, daha önceden öğrenilmiş olan davranış ve düşünce kalıpları, algılar ve tavırlar insanın insanla iletişiminde etkin rol oynarlar. İnsan muhatabının bilgi ve kültüründen, ön kabullerinden, tavırlarından, olaylara bakış açısından haber olduğu sürece ve ona uygun bir şekilde iletişimi kurarsa sağlıklı iletişimi yakalamış olur.

Kendisiyle ve çevresiyle sağlıklı iletişim kuran gerçek muhatabıyla etkili iletişim kurar. Bilir ki, kendisiyle ve çevresiyle olan iletişimi O’nunla iletişime geçmek için birer basamaktırlar, hazırlıktırlar. Hepsi, aşkın olana doğru olan iletişimin birer sıçrama tahtası ama bir o kadar vazgeçilmezidirler; biri olmadan diğeri olmaz.
Mutlak varlık tarafından, yaratıcısı tarafından ilk muhatap alındığı, kendisiyle iletişime ilk geçildiği andaki huzur sarhoşluğu, o anın tadını insan ömrü boyunca ulaşmaya çalışır. Hep doğruyu arayan insan yaşadığı zamana adını verdirecek kadar iletişimle içli dışlı ise O zaman insan şu peygamberi çağrıya kulak vermeli: “Allah’la konuşmak isteyen Kur’an okusun”               



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!