Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

İslami Söylem ve Genç Kuşaklar

imh.org

17-04-2019

İMH Gebze, Hareket Müzakerelerinde 'İslami Söylem ve Genç Kuşaklar' konusu konuşuldu.

İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze’nin her ay periyodik olarak gerçekleştirdiği “Hareket Müzakereleri” toplantılarının Nisan ayı gündeminde “İslami Söylem ve Genç Kuşaklar” konusu masaya yatırıldı. Eğitimci Yazar Kamil Ergenç’in yönettiği müzakarelerin sunumunu Eğitimci Recep Demir ile İMH Gebze Genç Hareket Başkanı Mustafa Ercivan yaptı.

İMH Gebze genel kurul üyeleri ile teşkilat mensuplarının katıldığı müzakerenin açılışını yapan moderatör Kamil Ergenç, gençliğin gidişatının tarihin her döneminde tüm inanç, düşünce, ideoloji ve devletlerin gündeminde olduğunu, genç ve dinamik bir yapıya sahip olması hasebiyle güç ve otorite sahipleri tarafından kontrol altına alınması gereken bir kesim olarak görüldüğünü söyledi. Ergenç hoca, gençliğin sağlıklı yöne kanalize edildiğinde toplumsal değişimde olumlu bir role sahip olabileceğini ifade etti.

KARAMSAR OLMAYALIM, DERSLER ÇIKARALIM

Müzakerelerin ilk sunumunu gerçekleştiren Eğitimci Recep Demir hoca, konuşmasına Gebze’de kısa bir süre önce öğrencisi tarafından bıçaklı saldırıya uğrayarak katledilen Necmettin Kuyucu hocaya Allah’tan rahmet dileyerek başladı. Gençliği kuşatma anlamında ciddi eksikliklerimizin olduğunu ifade eden Recep Demir hoca, “Şehit olduğuna inandığımız Necmettin Hocamızın öğrencisi tarafından katlinden dolayı karamsarlığa kapılmayalım, ama bu olaydan dersler çıkaralım. Kötü örnek, örnek değildir. Gençlik çok hareketli, çok devingen bir kuşaktır. Bu yaşlarda kimlik ve şahsiyet inşa edebileceği gibi sahipsizlik ve kötü arkadaş çevresi gibi etkenlerle savrulabilir de. Bu dönemde gençlere yol gösterici olmak gerekir” dedi.

RABBİMİZ 15 YAŞINDA ÇOCUĞU MUHATAB ALIYOR BİZ HALA YAVRUMUZ DİYORUZ

Gençliği kuşatma konusunda İslami söylemle Müslümanların söyleminin uyuşmadığını vurgulayan Recep Demir hoca konuşmasına şöyle devam etti:

“Peygamberimiz çocuklarımızı yedi yaşında namaza alıştırmamızı istiyor. Rabbimiz 15 yaşında bir genci muhatap alıyor. Ona bir şahsiyet olarak değer veriyor ama biz 15-17 yaşında gence yavrumuz diyoruz. 12-20 yaşlarındaki gençleri hala çocuk olarak görüyoruz. 17 yaşında bir genç öğretmenini öldürüyor ama çocuk olarak yargılanıyor. 17 yaşındaki bir genç en az beş yıldır mükellef bir insan ama biz onu bu olgunluğa göre yetiştirmediğimiz için çocuk olarak kabul ediliyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi ebeveynler olarak yaşlarına uygun olgunlukta yetiştirmeliyiz. 17-18 yaşlarındaki genç çocuk olarak görülmemeli.

KUR’AN’IN GENÇ MODELLERİ

Kur’an’ı Kerim’de gençliğe ve tüm insanlığa rol model olarak gösterilen pek çok sayıda genç var. Hz. İbrahim, Hz. Meryem, Hz. Ayşe, Habil, Musa, Davut, Ashab-ı Kehf gibi örnekler iman, ahlak, düşünce ve ahlak olarak sağlam karakterli, donanımlı, rol model olan gençlerdir. Kur’an’ın genç modelleri zulme, şirke, fesada, sömürüye açık ve kesin tavır alan, zulüm düzenine muhalif duruşu olan, akidede asla uzlaşmaya yanaşmayan, sürekli tebliğ ve insanları aydınlatma arzusu taşıyan, Allah’tan başkalarına boyun eğmeyen, azim ve irade sahibi kişilerdir. Bizler gençlerimizi hayırlı işlerle uğraşacak bir atmosferin içine sokmalıyız. 25 yaşındaki genç evlenmiyor, çünkü sorumluluk almak istemiyor. Çünkü onları yedi yaşından itibaren sorumlu insanlar olarak yetiştiremedik.

KİŞİ DOSTUNUN DİNİ ÜZEREDİR

Gençlerin aile ortamı başta olmak üzere, okul ve arkadaş çevresi kişiliğinin oluşumunda etkili oluyor. Peygamberimiz (SAV), “kişi dostunun dini üzeredir” diyor. Gençler boş vakit geçirmemelidir. Yalnız kalan birinin ikincisi şeytandır. Bu şekilde haramdan uzak duramaz. Haramlar hafızayı, zamanını, dikkatini, edebini tahrip eder. İslami söylem bugün maalesef gençliği kuşatamıyor. Gençlerin önüne konulan iradesiz, sorumsuz özgürlük dayatmaları tüketim toplumuna yeni üyeler katarak telefon, internet, marka bağımlılığına yol açıyor. Gençlerimiz ahiret bilincinden yoksun bir hayat sürünce, sınırlar ortadan kalkıyor. Gençlere sorumsuz özgürlük yerine erdemli olmayı, erdemli bir hayat sürmeyi öğretmemiz gerekir.”

ŞİKAYET ETTİĞİMİZ GENÇLİK BİZİM ESERİMİZ

Müzakarelerin ikinci konuşmasını gerçekleştiren İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze Genç Hareket Başkanı Mustafa Ercivan, sunumunda gençliğin sahadaki fotoğrafını çekmeye çalışacağını belirterek, daha çok ebeveynlere yüklenmek istediğini ifade etti ve “Şikayet ettiğimiz gençliğimiz bizim eserimizdir” dedi. Dindar nesil söyleminin sahadaki karşılığının iç açıcı olmadığını kaydeden Mustafa Ercivan, “Hayallerle gerçekler arasında uçurumlar var. Bu konuda bizlerin de suçu var. Ahlaki yozlaşma bağlamında okullarla ilgili ise enteresan bir tablo var. İHL’lerin durumu her şeye rağmen diğerlerinden iyi. Mezuniyet baloları, partiler, danslar, maneviyatı kaybedilmiş gençler. Müthiş bir ahlaki yozlaşma var. Nihilist, sorumsuz, anı yaşayan bir gençlik var. İslami kesim de bu tabloya alışmaya başladı. Öte yandan dindar nesil söylemine mugayir aile kavramının içinin boşaltılması gibi durumla da karşı karşıyayız” diye konuştu.

GENÇLERİN AHLAKİ DURUŞUNDAN ÇOK, NOT ORTALAMASINA BAKIYORUZ

Müslüman ailelerin çocuklarının ahlaki, ibadi duruşundan çok not ortalamasını öncelemeye başladığını ifade eden Mustafa Ercivan, “Daha konformist bir hayat özlemi, manevi atmosferin göz ardı edilmesine yol açtı. Aile içi kopukluklar, cep telefonları, dijital teknoloji bağımlılığı arttı. Çocuklar ebeveynin kontrolünden çıktı. Müslüman aileler de kendileri ve çocukları için dünyevi hedefleri öncelediler. İslami hassasiyetler, ahlak, ahiret maalesef İslami çevrelerde de ikinci plana atılır oldu. Eskiden öğrenci evleri gençler için cazip mekanlardı. İslami anlamda özgürleşmenin sembolüydü. Şimdi gençler öğrenci evlerinde yaşamak istemiyor. Bir yumurta kırıp pişirmeyi bilmiyorlar. Din gençliğe sorumluluk getirirken, mevcut ortam sorumluluktan uzak bir genç yetiştiriyor” dedi.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAZSAK DAHA SEKÜLER VE KONFORLU BİR GENÇ KUŞAK BİZİ BEKLİYOR

STK’ların yaptığı pek çok faaliyetin yerel yönetimler tarafından da yapıldığını belirten Mustafa Ercivan, “Daha iyi imkanlar sunduğu için vatandaş çocuklarını bize değil, belediyelerin yaz okullarına göndermek istiyor. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra ebeveynler İslami cemiyetlere daha mesafeli davranıyor. Gençliği kuşatmak için onların dünyasına girmek, onların zamanına hitap etmek, güncel dili yakalamak gerekiyor. Karşılaşılan tüm olumsuzluklara rağmen dindar nesil söylemi büyük önem arzediyor. Cemiyetler üzerine düşeni yapmazsa daha seküler ve konforlu bir genç kuşakla karşı karşıya kalacağız maalesef” diyerek sunumunu tamamladı.

İslami Söylem ve Genç Kuşaklar konulu Hareket Müzakereleri, katılımcıların soru, görüş ve önerileriyle sona erdi.



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!