Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

Gebze'de Doğu Türkistan İçin Dua Edildi.

11-02-2019

Gebze’de eller semaya Doğu Türkistan için kalktı.
Gebzeliler sabah namazı sonrası Çin zulmü altında ezilen Doğu Türkistan’daki kardeşleri için Çoban Mustafa Paşa Camii’nde birlikte dua etti.

Gebze Sivil Dayanışma Platformu’nun öncülüğünde Çoban Mustafa Paşa Camii’nde bir araya gelen yüzlerce Gebzeli, Çin zulmünün son bulması için dua etti, zulmü lanetledi.



Gebze ilçe müftülüğünün destek verdiği dua programına Gebze’deki sivil toplum kuruluşları yetkilileri ve vatandaşlar katıldı. Program, Gebze İlçe Müftüsü Orhan Örnek tarafından kıldırılan sabah namazı sonrası Adem Akbaş ve İrfan Tatlı hoca tarafından okunan Kur’an’ı Kerim tilavetleriyle başladı. Daha sonra söz alan Ali Erol hoca, Türkistan’daki son durum ve yaşanan zulümle ilgili bir konuşma gerçekleştirdi. Ali Erol hoca, Pazar sabahı İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Erzurum’a, Kayseri’den Konya’ya kadar Türkiye’nin pek çok şehrinde ellerin Türkistan’daki mazlumlar için semaya kalktığını belirtti. 



Ali EROL: Çin'de sistemli asimilasyon politikası uygulanıyor.
Ali EROL konuşmasına şöyle devam etti: “Doğu Türkistan’ın son günlerde dünya medyasında kısmen gündeme gelmesinin ve halkımızın bu konuya daha fazla duyarlılık göstermesinin bir sebebi var. Doğu Türkistan Altay ve Ural dağlarının eteklerinde Çin ile Rusya arasında sıkışmış geniş bir toprak parçasıdır. Atalarımızın ana yurdu olan topraklardır. Biz bu topraklara oralardan geldik. Batısı Rusya, doğusu Çinliler tarafından işgal edilmiştir. Yüzölçümü Türkiye’nin üç dört katı büyüklüğündedir. Tahminen 35-40 milyon nüfusu vardır. Doğu Türkistan’daki Çin kampları dünya medyasındaki haberlerle gündeme gelmiştir. Bu topraklar 70 yıl önce Çinliler tarafından işgal edilmiştir. Bu işgal öncesi Türkistan’da Çinli sayısı yok denecek kadar azdır. Yüzde 2-3 civarında. Fakat kızıl Çin rejimi buradaki kardeşlerimize karşı asimilasyon politikaları uygulamıştır. İslam toplumunu Çinlileştirme projesini adım adım ilerletmiştir. Çin’de hapishanelerdeki adi mahkûmları özellikle bu topraklara yerleştirmiştir. Türkistanlı Müslüman kızları Çinlilerle evlenmeye zorlamışlardır. Bazen isteğine bakmadan zorla bu evlilikler gerçekleştirmişlerdir. 2000’li yıllarda yapılan sayımda Çinli nüfusu Doğu Türkistan’da nüfusun yüzde 40’ına ulaşmıştır. Eğer böyle giderse Uygurlu Türkler kendi vatanlarında çoğunluğu kaybedecekler.



Doğu Türkistan'ın ikinci bir Endülüs olma tehlikesi var.
Allah muhafaza Doğu Türkistan’da ikinci bir Endülüs vakası ile karşılaşabiliriz. Çinliler bu politikalarını uygularken Mısır’daki Sisi darbesinden sonra, orada yapılan katliama Müslümanların sessiz kalmasından cesaret bularak Doğu Türkistan’daki baskıları arttırmıştır. Madem Müslümanlar sessiz biz de istediğimizi yapalım diyorlar.



Zulmün Batılı emperyalistler tarafından yapılmasıyla, Doğulu emperyalistler tarafından yapılması arasında bir fark yoktur. Eğer bizler İslam ümmeti olarak kendimize gelmezsek, tepkimizi ortaya koymazsak, Allah muhafaza daha vahim durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Son iki üç yıl içinde Çinliler Türkistanlı kardeşlerimize karşı sistemli bir politika uyguluyor. Ezanları yasaklıyor, yeni cami yapılmasını yasaklıyorlar, toplu ibadetleri yasaklıyor, oruç tutmalarını engelliyorlar, içki içmeyi zorunlu hale getiriyorlar, halkı aşama aşama özlerinden kültürlerinden, inançlarından uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Çin bu bölgenin dünya ile irtibatını kesmiş, açık bir cezaevine çevirmiştir. Buraya gelen Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin anlattıklarına göre durum daha da vahimdir. Doğu Türkistan’da BM raporlarına göre 39 tane toplama kampı vardır. Özellikle genç erkekler bu kamplarda toplanıyor. Kültürleri ve inançları aleyhinde adeta beyin yıkama kampı olarak kullanılıyor. 28 Şubat’taki İkna odaları bu kamplarda yapılanların yanında hiç kalır. Akıl sınırlarını zorlayan işkenceler vardır. Çinlilere göre burada mesleki eğitim yapılıyor.



Doğu Türkistan’da her Müslüman Türk aileye bir tane Çinli görevli gönderiliyor. Evin erkeği hapishanedeyken eve Çinli polis, jandarma, istihbarat görevlisi gönderiliyor. Çin kültürünü öğrettiklerini söylüyorlar. Amaçları Müslümanların onuruyla, özeliyle, mahremiyle oynamak, Uygur kardeşlerimizi asimile etmektir.

İnsanlar ölür yenileri Doğar; ama insanlık ölürse o zaman kıyameti bekleyelim.
O kadar çok şiddet, zulüm haberleri izliyoruz ki bu sahneleri izleye izleye duyarsızlaşmaya başladık. İnsanlar ölür, yenileri doğar. Ama insanlık ölürse, ama vicdanlar ölürse o zaman kıyameti bekleyelim. Şu anda 1.5 milyarlık İslam âlemi maalesef dünya sevgisi, ölüm korkusu hastalığına tutulmuş durumdadır.
Bir yerde zulüm varsa iki suçlusu, iki ögesi vardır. Zalim ve mazlum. Zalim zulmettiği için suçludur, mazlum da zulme sessiz kaldığı için suçludur. Sessizlik, sükût ikrardandır. Onu kabullenmedir. Alışkanlık felaket getirir. Tepkisizlik, duyarsızlık, vicdansızlık bizi bir et ve kemik yığınından ibaret hale getirir. Allah’ın gazabını celbeder. Kim bir kötülük, zulüm görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse onu gündeme taşısın, duyurarak kamuoyu oluşsun ki, hiç olmazsa zalimler biraz çekinir. Susmak zalimlere daha çok cesaret verir. Şayet duyurmaya da gücünüz yetmezse bu kez kalbinizle buğz edip ellerinizi semaya kaldırıp dua ederek mazlumların yanında olduğunuzu gösterin.



Doğu Türkistan tüm insanlığını meselesidir.
Doğu Türkistan sorunu sadece bizim meselemiz değil tüm insanlığın meselesidir. Zulme karşı sessizlik olursa bu bulaşıcıdır. Diğer zalimler de bundan cesaret alır. 1.5 milyarlık İslam âleminde buna öncülük yapacak olanlar bu topraklardaki insanlardır. Bu sorumluluğumuzun farkında olalım. Dışişleri Bakanlığı Çin’deki zulme tepki göstererek toplama kamplarının kapatılması için Çin’e bir nota verdi. Devleti yönetenlerin bu duyarlılığını kamuoyu ayakta tutar. Eğer biz zulmü gündeme getirmezsek, gücü elinde bulunduranlar da gaflet içinde kalırsa bu zülüm bütün dünyaya yayılır.

Çin’den, Amerika’dan daha büyük Allah vardır. Allah’a güvenenler, Allah’a tevekkül edenler asla mağlup olmaz. Allah’tan başka galip yoktur. Eğer biz onun dinine yardım edersek o da bize yardım edeceğini söylüyor. Eğer iman edenlerseniz üstün gelecek olanlar sizlersiniz vaadinde bulunuyor. Allah’ın yakalayışı şiddetlidir. Allah hepimizi dünyada yaşanan zulümlere karşı elimizden gelenin en iyisini yapmayı nasip eylesin.”

Çoban Mustafa Paşa Camii’ndeki program Gebze Vaizi Ferhat Dursun’un yaptığı duayla son buldu.




Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!