Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

ETKİNLİK TAKVİMİ

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

GENÇ HAREKET

Yeni Anket

_

20-01-2017

Eğitime Adanmış Hayatlar Programında Prof. Dr. Mustafa TEKİN Konuştu.
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği tarafından düzenlenen Eyüp İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eğitim Bir-Sen İstanbul Şubeleri tarafından desteklenen Eğitime Adanmış Hayatlar programında bu ay Prof. Dr. Mustafa TEKİN konuştu.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa TEKİN, “Öğrencilerin dinamizminde öğretmenlerin rolü” başlıklı sunum yaptı.

Program, Sedat KOTAN Hoca tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra kürsüye gelen Enderun Özgün Eğitimciler Derneği Başkanı Hasan UYAR misafirlere hoş geldiniz konuşması yaptı. Hasan UYAR, konuşmasında MEB tarafından güncellenen Eğitim Müfredatına değinerek yeni müfredatın olumlu ve olumsuz yönlerini tespit ederek gerekli geri dönüşümü sağlama noktasında hepimize sorumluluk düştüğünü belirtti.



Ardından Eyüp İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat ÖĞÜTÇÜ kürsüye gelerek salondakilere selamlama konuşması yaptı. Murat ÖĞÜTÇÜ, Eğitime Adanmış Hayatlar programının organize edilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Eğitim müfredatının yenilendiği şu günlerde iki soruya cevap vermek gerektiğini belirten Murat ÖĞÜTÇÜ bu soruların “kim ve neyi” soruları olduğunu belirtti. Kim derken eğitim müfredatını kimin uygulayacağı, neyi derken de içeriğin kalitesinin ne olacağı sorusuna cevap vermemiz gerektiğini söyledi.  Murat ÖĞÜTÇÜ, konuşmasını sonlandırırken: “Beklediğimiz nesli yetiştirecek öğretmenleri Mehmet Akif’in diliyle tarif etmek gerekirse imanlı, vicdanlı, edepli ve ehliyetli öğretmenlerdir. İnşallah hepimiz bu özelliklere sahip öğretmenlere kavuşuruz” dedi.



Öğretmen, öğretirken öğrenen kişidir.
Protokol konuşmalarının ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Mustafa TEKİN, konuşmasına öğretmenliğin bitmeyen bir öğrencilik olduğunu söyleyerek başladı. Kendi öğrencilik ve öğretmenlik hayatından örnekler veren Mustafa TEKİN: “Öğretmenliğin çift yönlü bir iletişim olduğunu düşünüyorum. Ben doktora yaparken hem öğrenci hem öğretmen rolüne büründüm. Öğretmen öğretirken öğrenen kişidir. Verirken alabilen kişidir” dedi.

Günümüzde ekonomik refah seviyesinin artmasıyla geçmişe göre daha rahat ortamlara sahip olduğumuzu belirten Mustafa TEKİN, rahat ortamların insanları körelten bir yönünün olduğunu ifade etti. Kolay elde edilen şeylerin kıymetinin daha az bilindiğini söyleyen TEKİN, teknolojinin her şeyi insanın ayağına getirdiğini ve onu tembelliğe alıştırdığını dile getirdi.



Okullardan anahtar teslimi öğrenci isteniyor.
Prof. Dr. Mustafa TEKİN, konuşmasına şu meyanda cümlelerle devam etti: “Geçmişe göre çevre şartları çok değişti. Önceden çocuğun eğitiminde aile ve çevrenin çok büyük etkisi vardı; ancak günümüzde bu etki neredeyse yok oldu. Artık ebeveynler tüm sorumluluklarını unutarak her şeyi okuldan bekliyorlar. Veliler okulları sorguladıkları, denetledikleri kadar kendilerini de sorgulamalıdır. Veliler öğrencileri değil öğretmenleri ve okulları kontrol ediyorlar. Okula fazla müdahil olduklarını düşünüyorum. Oysa ailenin kontrol mekanizması evde yok. Aile çocuğunu okula teslim ediyor ve anahtar teslimi bir çocuk istiyor. Günümüzde aileler her şeyi okula ihale etmiş durumdalar. Evler gittikçe otele dönüşüyor. Aile fertleri aynı mekânda yaşıyorlar; fakat birlikte paylaştıkları bir şey yok. Herkes kendi köşesine çekilerek bireysel işler yapıyor.

Çocukların sorumluluk almasına izin vermeliyiz. 
Size bazı manzaralardan bahsetmek istiyorum. Sabahları çocuklarının çantalarını taşıyan anneler görüyoruz. Teneffüste çocuğunun ağzına bir şeyler tıkıştıran anneler görüyoruz. Velinin çocuğunun tüm işlerini yapması çok yanlış bir şeydir. Böyle yaparak çocuğunun sorumluluk almasını engellemiş oluyoruz. Çocuğun bütün ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyoruz ve onu daha doyumsuz hale getiriyoruz. Çocuklarımız varsın biraz susasın, biraz acıksın, biraz üşüsün. Çocuklarımızın bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına izin vermek zorundayız.

Çocuğun eğitiminde çevrenin rolü sıfırlandı. 
Eğitimde ailenin etkisinin zayıflamasının yanında çevre etkisi tamamen sıfırlanmış durumdadır. Bizim çocukluğumuzda okula giderken yanlış bir davranış sergilersek komşumuz, bakkalımız, yan mahalledeki bir tanıdık duruma müdahale ederdi. Şimdi ise böyle bir kontrol mekanizması yok. Çocukların davranışlarını kontrol eden, onu kötü ve olumsuz şeylerden uzak tutacak bir çevre bulunmuyor. Çocuğunun uyuşturucu kullandığından aileler bile çoğu zaman aylar sonra haberdar oluyor.



Eğitim meselesinde her şeyden önce ‘Biz nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?’ sorusuna cevap vermeliyiz. Eğer bu soruya cevap vermeden bir müfredat hazırlarsak bunun fazla bir anlamının olmadığını düşünüyorum. Milli eğitim yetkililerimizin veya hepimizin bu soruya bir cevap bulmamız gerekiyor. Bu soruya cevap ararken tercüme sistemini bir kenara bırakmalıyız. Başka ülkelerin tecrübelerinden faydalanalım; ancak önce kendi kültür ve medeniyetimizin insan algısını görmeliyiz. Buna göre bir eğitim yöntemi hazırlamalıyız. Bu soruya bir cevap bulmazsak müfredat değişikliğinin işe yarayacağı konusunda benim endişelerim var.

Eğitim sistemi öğrencilerin yeteneklerini açığa çıkarmalıdır.
Zorunlu eğitim olması gerekir mi sorusuna ben şahsen olmaması gerekir diye cevap veriyorum. Zorunlu eğitim, herkesin sınıf geçmesine dayalı bir sistemi getiriyor. Herkesi eğitelim derken toplumumuzda öncü kadroları yetiştirecek mekanizmaları yok ediyoruz. Herkesin mutlaka üniversite bitirmesi gerektiğini düşünmüyorum. Herkesin okuması gerektiğine inanılarak dizayn edilen bir eğitim sisteminin ülkemizde ciddi bir enerji kaybına neden olduğunu düşünüyorum. Eğitim sistemimiz öğrencilerin yeteneklerini ortaya çıkaracak bir anlayış üzerine kurgulanmalıdır. Yaratılışta Allah’ın (c.c.) herkese özel olarak bahşettiği yetenekleri tespit edip bu yetenekleri geliştirecek bir eğitim sistemini inşa etmeliyiz.



Öğrenciler bize verilmiş kutsal emanetlerdir.
Öğretmenler mesleklerini adanmışlık ruhuyla icra etmelidirler. Öğretmen odasındaki sıradan gündemin ötesine geçmemiz gerekiyor. Öğretmen odaları ideal nesli nasıl yetiştireceğimizi tartıştığımız ve tecrübe aktarımında bulunduğumuz ortamlar olmalıdır. Öğretmen odalarında öğrencilere vereceğimiz güzel hasletlerden, bilgi ve birikimlerden bahsetmemiz gerekiyor. Öğretmenler şunu asla unutmamalıdır ki, öğrenciler bize verilmiş kutsal emanetlerdir. Sınıfta görevini layıkıyla yerine getirmeyen bir öğretmen telafi edilemeyecek bir hak ihlaline neden olmuş olur. Adanmışlık duygusuna sahip, öğrencileri Allah’ın bir emaneti olarak gören bu şuur ile görevini yapan öğretmenlere ihtiyacımız var.

Ülkemiz için, ümmet için, insanlık için dertlenmeliyiz.
Öğretmenin en büyük ödevlerinden birisi öğrencisinin dertlenmesini sağlamaktır. Derdi olmayan birini harekete geçirecek bir neden yoktur. Bunun için öncelikle öğretmenin dert sahibi olması gerekir. Öğretmen dertli olursa mutlaka öğrenci de dertlenecek kendine bir hedef belirleyecektir. Ülkemiz için, ümmet için, insanlık için dertlenmeliyiz. Dert olmayınca hiç bir şey olmuyor. Öğretmen kendi içinde dertli ve adanmış bir şekilde görevini yaparsa bu öğrenciye de sirayet edecektir.


Öğrencide var olan dinamikleri harekete geçirmemiz gerekiyor.
Günümüzde dikte eden bir eğitim anlayışı öğrencilere çok cazip gelmiyor. Bilgi aktaran bir role sahip olmak artık öğrencileri yeterince cezbetmiyor. Öğrencilere rehberlik etmek, yol göstermek öğretmenin en önemli görevi olmalıdır. Yeteneklerine göre öğrencilerini yönlendiren bir öğretmen öğrencisinde kalıcı iz bırakacaktır. Öğretmen öğrencilerine sorumluluk vermelidir. Başaracağı hedefler göstermelidir. Öğrencide var olan dinamikleri harekete geçirmemiz gerekiyor. Her insanda bulunan işe yarama duygusunu harekete geçirmeliyiz. Çünkü herkes işe yaramak ister. Öğretmenler olarak sadece bilgi aktarmak yerine tecrübe aktarmayı da önemsemeliyiz.”



Programın sonunda Enderun Özgün Eğitimciler Derneği Başkanı Hasan UYAR ve Eyüp İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat ÖĞÜTÇÜ, Prof. Dr. Mustafa TEKİN’e hediye takdiminde bulundular. 



Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!